| DİJİTAL TEKNOLOJİ VE FOTOĞRAF SANATI |
|
Yazar: Yard.Doç.Dr.A.Beyhan ÖZDEMİR Dijital teknoloji her alanda olduğu gibi sanatsal uygulama alanlarında da etkisini göstermekle kalmayıp kendi egemenliği altına almaktadır. Bu teknoloji artık görsel sanatların tümünde yaygın ve etkin bir biçimde kullanılmaktadır. İletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla insanlar, yaşamın her anında görüntü bombardımanına tutulmaktadır. Bu bombardıman başta televizyonlar olmak üzere hergün yayınlanan milyonlarca gazete, dergi, afiş ve pankart gibi görsel araçların sayfalarında yer alan yine binlerce “görüntü” (fotoğraf) ile insanların beyinlerine işlenmektedir. Bu görüntüler, iyi pozlandırılmış, bol renkli, hareketli, basit, sanatsal kaygılar taşıyan ya da taşımayan fotoğraflardır. İnsanlar bu görüntüleri izleyerek kültürel, sanatsal, toplumsal ve siyasal bilgi gereksinimlerini karşılamaktadırlar. Böyle bir ortamda da fotoğraf sanatçıları, teknik açıdan kusursuz binlerce fotoğrafa karşı tepkilerini, yapıtlarındaki biçim ve içeriklerini, bu basit imgelere karşı çıkan, onlarla alay eden, sanatsal kaygılardan uzak görsel ortamı eleştiren yaklaşımlarıyla göstermeye başlamışlardır. Örneğin; tiyatro sahnelerini andıran görüntüler, polaroid fotoğraflar, “güzel”i arayan görüntüler yerine, kötü, çirkin, iğrenç görüntüler, estetik güzellikler olarak çekilmiş nü’ler yerine bozulmuş, sarkmış çirkin vücutlar, çekim ve baskı süreçlerinde uygulanan çeşitli teknik müdahalelerle gerçekleştirilmiş, biçimsel deformasyona uğratılmış birçok görüntü, yenilikçi fotoğraf sanatçılarının neredeyse sanatsal biçimlerini oluşturmaktadır. Fotoğrafta müdahale yöntemleri, teknolojinin olanaklarından yararlanılarak çok çeşitli biçimlerde uygulanmaktadır. Özellikle modern teknolojinin ürünü bilgisayarlar, fotoğrafçıların yararlanmaya başladığı teknik araçların başında gelmektedir. Bilgisayar üreticileri ve program yazıcılar da bu gelişmelere paralel olarak sanat alanına girmişlerdir. Kısa zamanda fotoğraf, grafik, font (karakteristik şekiller) gibi hazır görüntüyü okuma (tarama), çizim, kurgu, renk yönetimi prosesleri ve çıkış araçları geliştirilmiştir. Sanal gerçekliğin kurgulanması, üç boyutlu animasyon, bilgisayar grafiği benzeri çeşitli uygulama alanlarında etkileyici sonuçlar elde edilmiş, bilgisayarın yaratıcılık alanına katkısı sorunu gündeme gelmiştir. Ancak bilgisayar, yaratıcılık konusunda fırça ya da kamera gibi bir araçtır. Yapılmakta olan iş, hız ve kapasite farkıyla insanın yaptığına benzer bir işlemdir. Bilgisayar tasarımında görsel kaynakların toplandığı, format, dekupe gibi işlerin yapıldığı “Foto-editör” (Adobe Photoshop vb.) ile “boyama” (Fractal Design Painter vb.) yazılımlar çalışmanın omurgasını oluşturmaktadır.
Sanatsal eylemlerin temelinde duygu, sezgi ve zeka vardır. Bunların hiçbiri gerçek anlamda yazılım sistemi içine girmediğinden yaratılan yapıt, tekniğin bir ürünü değil, sanatçının teknik olanaklardan yararlanarak elde ettiği kendi özgün bir yapıtı olmaktadır. Bilgisayar teknolojisinden yararlanan fotoğrafçılar artık, özgün bir kare yakalama çabasından çok, belli bir düşüncenin ürünlerini, varolan veya yeni imgeleri kullanarak yaratmaya yönelmişlerdir. Yani bu anlamda “fotoğraf çekme” eyleminin yerini “fotoğraf yapma” eylemi almaktadır. YARARLANILAN KAYNAKLAR : A.Beyhan Özdemir, Fotoğrafik Dilyetisinin Evrimi Bağlamında Müdahale Sorunsalı, Yayınlanmamış Doktora Tezi, DEÜ SBE, 1996, İzmir Seyit Ali Ak, “Bilgisayar Fotoğrafı”, Milliyet Sanat Dergisi, 1 Temmuz 1995, İstanbul
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
