|
Amerika'lı fotoğrafçı, 12 yaşında fotoğraf ile ilgilenmeye başlar. Eğitim için gittiği Almanya' da yerel bir portre fotoğrafçısının yanında filmi ve karanlık odayı öğrenir. Berlin Polytechnic'te makina mühendisliği eğitimi alır. 1893 yılında aldığı kamera , tüm yaşantısını farklı bir yöne çevirecektir. O günleri şöyle anlatır. " Onu satın aldım ve odama getirdim. Sonra onunla beraber etrafta aptal gibi dolanmaya başladım. Büyülenmiştim. Fotoğraf, önce bir tutku sonra bir saplantı halinde yaşamımdaki yerini almıştı. " Stieglitz 1890 yılında Amerika'ya dönerken fotoğrafın bir sanat dalı olduğu inancını da beraberinde getirecek ve bu zamandan sonra fotoğrafın, diğer sanat dallarının ulaştığı saygınlığa ulaşabilmesi için en çok uğraş veren kişilerden birisi olacaktır. Ancak Amerika'da zaman, fotoğrafın sanat mertebesine ulaşamadan, hobi olarak görülmeye başlandığı, Kodak'ın meşhur sloganı " Siz düğmeye basın, gerisini biz yaparız." dönemidir ve onu halkın gözünde üst mertebeye ulaştırmak için büyük bir mücadele gerekmektedir.
Stieglitz, 1892' den sonra New York' un günlük yaşamını gösteren fotoğrafları ile ünlenmeye başlar. 19.yy'ın sonlarına doğru Amerika ve İngiltere' deki fotografik kurumlardan hoşnutsuzluk, İngiltere' de Linked Ring, Amerika'da da Photo Secession gruplarının kurulmasına kadar sürer. 1902' de kurulan Photo Secession grubunun kurucuları arasında Stieglitz'in yanında Clarance White, Alwin London Coburn ve Edward Steichen gibi fotoğrafçılar da bulunmaktadır. Ayrıca gurubun üyelerinin çalışmalarının sergilenmesi için açılan Galeri 291'in yönetimini de O üstlenir. 1903 yılında Camera Work dergisini yayımlamaya başlar. Tüm dünyada saygın bir yere gelen bu dergi, üç ayda bir çıkarılır ve 1917 yılına kadar 50 sayı yayımlanır. Dergi, fotoğrafın dışında Avrupa' da gelişen sanat akımlarına da sayfalarını açar. Picasso, Van Gogh ve Cezanne' ın çalışmaları da bu sayfalarda yer alır.

Stieglitz' in fotoğraf çalışmalarını 3 döneme ayırabiliriz. Birincisi romantik ve empresyonist izler taşıyan dönemdir. Almanya' da çektiği fotoğraflar bu akımın izlerini taşır. İkincisi, gerçekçi akımın önde gelen savunucusu olarak fotoğraflar çektiği 1890 sonrası dönemdir. Stieglitz, soft focus mercekler ile piktoryal fotoğrafların çekildiği dönem ( 1860-1890 ) ile doğrudan, yalın, fotoğraf dönemi ( 1920-1950 ) arası geçiş döneminin sayılı kişilerinden biridir. Bu dönemde, yalnızca ışık oyunları ile çarpıcılık kazanan, çok yalın ve açık bir anlatıma dayanan fotoğraflar çeker. Son dönem ise fotoğraf yaşamının son 15 yılında ( 1922-1937 ) benimsediği, metafor ve sembollerin kullanımına dayanır. Stieglitz bu dönemde bir tartışma üzerine, duygu ve görüntünün aynı değeri taşıyabileceğini gösteren, " Equivalents " isimli seri bulut fotoğrafları çeker. Bu akım daha sonra Minor White, Henry callahan ve Diana Arbus tarafından da benimsenir ve sürdürülür.
1923 yılında, New York Sanat Müzesi Stieglitz' in bazı çalışmalarını arşivine almaya karar verir. Bu O'nun için Amerika' da bir sanat müzesinin arşivine fotoğraf almak istemesi açısından çok önemlidir. Kazanan Stieglitz olmuştur. 27 fotoğrafını müzeye gönderir ve bu fotoğraflar o dönemde, standart fotoğraflar olarak kabul edilirler. Stieglitz ayrıca fotoğrafta kabul görmenin en önemli yolunun otorite olmak olduğu fikrini benimsemiştir. Bu da O'na göre,ödüllerle ve sergilerle mümkün olabilecektir. Fotoğraf yaşamı boyunca 150'nin üzerinde ödül alır. Sayısız sergi açar ve sadece Amerika' da değil, tüm dünyada fotoğraf alanında saygın bir otorite kazanır.
 
Hazırlayan: Devrim Koc (
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
)
|