| MANUEL ALVAREZ BRAVO : ( 1902 - ) |
|
|
Bravo, ressam bir babanın oğlu ve fotoğrafçı bir dedenin torunu olarak Mexico City' de doğar. Önce katolik okuluna yazılır, sonra da gündüzleri çalışırken geceleri muhasebe okuluna devam eder. Ofisboy olarak girdiği Meksika hazinesinde 1931 yılına kadar farklı bölümlerde çalışır. Bu arada 1917'de önce edebiyata ardından da müzik ve resime ilgi duyar ve bir süre güzel sanatlar akademisini takip eder. Bravo'nun fotoğrafa ilgisi 1922'de başlar. İlk makinesini de iki yıl sonra alır. 1926-1927 yıllarında katlanmış kağıtların soyut görüntülerini çeker ve ilk ödülünü yine 1926 yılında Oaxaco bölgesel yarışmasında birinci olarak bu fotoğraflarla alır. Bravo 1927 yılında, fotoğrafı Edward Weston'un arkadaşı olarak öğrenen Tina Modotti ile tanışır. Modotti O'nu etkiler ve yönlendirir. İlk kaydedeğer çalışmalarını da bu etkilenmeden sonra ortaya koyar ve 1930'lardaki Meksika sanat hareketinin önemli figürlerinden biri olur. Aynı dönemde Escuela Plastik sanatlar Merkezinde fotoğraf dersleri verir ve ünlü Meksikalı ressam Diego Rivera ile tanışır. Bir müddet beraber çalışırlar. Bravo ayrıca Mexican Folkway dergisi için duvar resimlerinin fotoğraflarını çeker. 1930-1931 yılları arasında ayrıca Sergel Eisenstein'ın tamamlayamadığı filmi Que Viva Mexico'nun kameramanlığını yapar. İlk kişisel fotoğraf sergisini 1932 yılında Galeria Pasado, Mexico City, da açar. 1935 yılında Paul Strand ve Henri Cartier Bresson ile tanışır. Her ikisi de çalışmalarını çok beğenirler. Strand, Bravo için " O'nun çalışmaları köklerini ülkesine, insanlarına, onların sorunları ve ihtiyaçlarına duyduğu derin sevgi ve bağlılıktan alır. Bunlar O'nun keşfetmekten hiç vazgeçmediği şeylerdir. O, Meksika'yı, Atget'in Paris'i anlattığı gibi anlatma çabası içindedir. " diye bahseder. Ardından Cartier Bresson ve Walker Evans ile beraber New York'ta Jülien Levy galerisinde ortak sergi açarlar. Bravo ayrıca Chicago'da fotoğraf dersleri verir.
Bravo 1940'lar ve 50'ler boyunca fotoğrafla fazla ilgilenmez ve tüm zamanını sinemaya ayırır. Kendi kuruğu şirketinde yönetmen ve baş fotoğrafçı olarak uzun süre çalışır. 1960'larda fotoğraf sergilerine ağırlık vererek Meksika ve Amerika'da sergiler açar. Bravo'nun çalışmaları kapalı bir kutu gibidir. İzleyiciye kolay mesajlar vermez. Ancak, onlara yardımcı olmak amacıyla da aynı sembolleri sık sık kullanır. Atlar, geleneksel kıyafetler, kafatası bu semboller arasındadır. İzleyici de kullanılan, bir ölçüde gerçeküstü dili çözmeye çalışır. Fotoğrfaları için Octavio Paz şöyle der. " Alvarez Bravo'nun fotoğrfaları siyah beyaz bir bulmaca gibidir. Sessiz ancak dokunaklı. Söylemeden diğer gerçekleri ortaya çıkarır ve onları göstermeden diğer fotoğrfaları gözümüzde canlandırır. " 1987 yılında Uluslararası Fotoğraf merkezi'nden ' Master of Photography ' ünvanını alır. 1997 yılında da fotoğrafa katkılarından dolayı Friends of Photography, San Francisco tarafından Peer ödülüne layık görülür.
|
| Sonraki > |
|---|

Çalışmalarında Meksika kültürünü güçlü bir şekilde yansıtan Alvarez Bravo, uzun süre önce fotoğraf çekmeye başlasa da ancak son dönemde hakettiği ilgiyi görebilmiş bir fotoğrafçıdır. Objektifini özellikle alt kesimden insanlara odaklamış ve rüyaların, ölümün ve fani hayatın dokunaklı fotoğraflarını çekmeyi amaçlamıştır.
1938 yılında Diego Rivera aracılığıyla sürrealizmin kurucusu Andre Breton ile tanışır. Hiçbir zaman akımın bir üyesi olmasa bile çalışmalarında da görüldüğü gibi, sürrealizmin estetik yönü ve yaratıcılığından çok etkilenir. 

