spacer.png, 0 kB
Anasayfa arrow Makaleler arrow FOTOĞRAFA MÜDAHALENİN TEKNİK, ESTETİK VE İDEOLOJIK BOYUTU
FOTOĞRAFA MÜDAHALENİN TEKNİK, ESTETİK VE İDEOLOJIK BOYUTU Yazdır

Fotoğrafın icadıyla birlikte çalışmalarında müdahale yöntemlerini olabildiğince kullanan fotoğrafçılar, fotoğraf sanatı ile diğer sanatlar arasında hep bir ilişki kurmuşlar ve sanat dallarıyla bütünleşmeye en yatkın araçlardan birinin fotoğraf olduğunu göstermişlerdir. Fotoğrafa müdahaleyi teknik, ideolojik ve estetik yönleriyle uygulayan sanatçılar, yapıtlarında kullandıkları yöntemlerle, fotoğrafın dilinin yeni biçimler kazanmasını sağlamış ve klasik “fotoğraf çekmek” eylemini “fotoğraf yapmak” kavramına dönüştürmüşlerdir. Bugün bile geçerliliğini koruyan bu yaklaşım, fotoğraf yapanların fotoğraf çekenlere göre daha farklı bir konumda olduklarını hissettirir. Buradan “fotoğraf çekmek sanat işi değil, fotoğraf yapmak sanattır.” anlamı çıkarılmasın. Bu tartışmayı başka bir alanda, taraflarıyla yapmaya bırakarak fotoğraf ve çağdaşı olan sanat akımları arasındaki ilişkiler konusuna gireceğim.

Yazar: Yard.Doç.Dr.A.Beyhan ÖZDEMİR


Fotoğrafın icadıyla birlikte çalışmalarında müdahale yöntemlerini olabildiğince kullanan fotoğrafçılar, fotoğraf sanatı ile diğer sanatlar arasında hep bir ilişki kurmuşlar ve sanat dallarıyla bütünleşmeye en yatkın araçlardan birinin fotoğraf olduğunu göstermişlerdir. Fotoğrafa müdahaleyi teknik, ideolojik ve estetik yönleriyle uygulayan sanatçılar, yapıtlarında kullandıkları yöntemlerle, fotoğrafın dilinin yeni biçimler kazanmasını sağlamış ve klasik “fotoğraf çekmek” eylemini “fotoğraf yapmak” kavramına dönüştürmüşlerdir. Bugün bile geçerliliğini koruyan bu yaklaşım, fotoğraf yapanların fotoğraf çekenlere göre daha farklı bir konumda olduklarını hissettirir. Buradan “fotoğraf çekmek sanat işi değil, fotoğraf yapmak sanattır.” anlamı çıkarılmasın. Bu tartışmayı başka bir alanda, taraflarıyla yapmaya bırakarak fotoğraf ve çağdaşı olan sanat akımları arasındaki ilişkiler konusuna gireceğim.

 

19. yüzyılın sonlarında sanat ve fotoğrafçılığın birbirleri üzerinde dikkate değer etkileri olduğu görülür. Resimde empresyonizm, prerafaelistlerin ayrıntılı biçimini zorlamaktaydı. Kağıda geçirilmiş fotoğrafik görüntü de bilgi aktarımı konusunda resimle zorlu bir yarış içindeydi. Gözle algıladığımız dünyanın olduğu gibi aktarıldığı resimlerden uzaklaşıldı, iki boyutlu resimler yapıldı. Resmi meydana getiren boyanın niteliği, çerçevenin boyutu gibi öğeler, işlenen konu kadar önem kazandılar. 20. yüzyılın ilk yıllarında Paris, modern sanatın merkezi durumuna geldi. Sanatçılar, çalışmalarını Paris'te yoğunlaştırdılar. Dolayısıyla birçok sanat akımının ve grupların ortaya çıkmalarını sağladılar. Yüzyılın ilk yirmi yılında yer alan bütün modern akımlar, çok ayrıntılı ve gerçekçi düşünce yansıtılması fikrini ortadan kaldırmayı amaçladılar. Yerine iki boyutlu, kendine özgü kuralları olan yapıtlar ortaya çıkardılar. Dinamizm, Kübizm, Fütürizm, Dadaizm, Sürrealizm gibi akımlar içerisinde fotoğraf, çeşitli deneylerden ve denemelerden geçirilmiştir. Ressamlar ve fotoğrafçılar, ideolojik ve estetik düşüncelerle bağlı oldukları akımların kurallarına ve amaçlarına uygun yapıtlar üretiyorlardı. Bu amaçla sanatçılar, "görsel deney" yapmak fikrinden yola çıkarak fotogram, optik bozmalar, solarizasyon, kolaj, frotaj, fotomontaj gibi yöntemler ve diğer müdahale teknikleri geliştirdiler. Bu yöntemlerle (müdahale tekniği ile) de geleneksel görüntülerin değiştirilmesinde etkili oldular. Fotoğrafta müdahale, fotoğrafı resme benzetmek değil, soyut veya yarı-soyut yeni fotoğraflar üretmeye yarar yeni bir kaynak olmuştu. Sanatçıların çoğu keşfedilen yeni işlemlerin inceliklerini öğrendiler ve geleneklerle nasıl bağdaştırılabileceklerini araştırdılar. Fotoğrafçılar, resimdeki gerçekçiliği tamamen bir kenara atarak netsizlik, hareketli görüntüler, çoklu pozlama gibi kamera teknolojisinin sağladığı olanakları yaratıcı bir biçimde kullandılar.

 

Fütürizm' de Fotoğrafa Müdahale

 

Fütürizm, 20. yüzyıl başlarında bir grup İtalyan sanatçısının filozofik, politik ve artistik ilkelere ve kavramlara göre oluşturdukları, niteliği ve amacı belli bir sanat hareketidir. Fütürizm, geçmişin reddi ve çağdaş dünyanın anahtar kavramları olan dinamizm, hız ve makineleşme gibi teknik gelişmenin benimsenmesine dayanan bir sanat akımıdır.

 

Kelime anlamı "gelecekçilik" olan bu akım, 1909'da Paris'te, şair, oyun yazarı Filippo Tomasso Marinetti (1876-1944) tarafından Figaro gazetesinin 20 Şubat 1909 tarihli sayısında yayınlanan ilk manifesto ile doğmuştur. Fütürizm, İtalya'dan hareketle 20. yüzyıl sanatına önemli bir atılım kazandırdı. Akımın kuramıyla ilgili çok sayıda yapıt; plastik sanatları, şiir, müzik, sinema, tiyatro ve siyaseti kapsar. İtalya'da çok güçlü olan geçmişçilikten vazgeçilmesi ve geleceği içinde taşıyan çağdaş dünyanın (sokak, fabrika, makineler, hız ve hatta şiddet) yüceltilmesi bu akımın temel kavramlarındandır. 1909 yılında kadar Fütürizm, tanrıbilimle (teoloji) ilgili bir kavramdı ve kutsal kitabın olacağını haber verdiği olayların henüz gerçekleşmediği inancını içeriyordu. 1909'da ise bir kültür akımının adı oldu. Kısa bir süre sonra da, sokaktaki insanın sanat ve tasarımda ileri saydığı herşey için kullanılan bir gazetecilik deyimi olarak kullanılmaya başladı.

 

1900'lü yılların başında başdöndürücü bir teknolojik gelişim ve toplumsal değişim süreci başlamıştı. İnsanlar bu ilerlemeye ve gelişmeye dayanarak mücadeleci, saldırgan, etken ve devingen bir kişiliğe bürünmekteydiler. Evlerde musluk, elektrik, kalorifer, asansör, telefon; sokaklarda tramvay, otobüs, elektrikle aydınlatma, yeraltı trenleri, gramafon, radyo, telgraf, ucuz gazete ve fotoğraflardan yararlanarak elde edilmiş yarım tonlu resimlerle süslü dergiler; 1903'ten sonra hızla gelişen uçak sanayii, röntgen ışınlarının bulunması gibi tıptaki çarpıcı gelişmeler; sanayideki hızlı ilerlemeler, bütün bunlar Batı dünyasındaki insanların çoğunluğunun maddi hayatında kuşkusuz rahatlama sağlayan etkenlerdi. Ancak yarattığı etkiyle görsellik kazanan bir başka simge de elektrik gücüydü. İnsanoğlu -artık istenmeyen geleneklerin zincirlerinden bir kurtulabilse- donanmış olduğubütün bu yeni güçlerle herkes için daha iyi bir dünya yaratmaktan geri durmayacaktı.

 

Fütürizm, siyasal eğilimi belirgin olan en önemli sanat akımlarından biridir. İtalya'nın, geçmişin ezici ve bunaltıcı ağırlığından kurtulmasını amaçlıyordu. Müzelere, akademilere ve Eski Roma'yı öven geleneksel kurumlara başkaldıran militanca bildirgesiyle (manifesto), tahrip edici (ikonoklastik) bir yönü vardır. Zamana bağlı çeşitli durumlar ile zamana bağlı çeşitli yaşantıları birleştiren bir görüştür. Sanatçı Umberto Boccioni (1882- 1916), Carlo Carra (1881- 1966), Luigi Russollo(1885- 1947), Giacomo Balla (1871- 1958) ve Gino Severini (1883- 1966) 1910 yılının Mart ayında bu akıma bağlı olduklarını açıkladılar. Neo-Empresyonistlerin (Yeni İzlenimcilerin) boya ve renk kullanma yöntemlerini Balla'dan 1910 yılında öğrenen Boccioni, kübizme canlılık getiren Carra, sanatla yaşamın birliğini savunuyorlardı. Hareket, fütürist görüşün çıkış noktası olmuş, endüstri ve makine ilk olarak Fütürizm’de önem kazanmıştır.

 

Tomasso Marinetti’nin Fütürist Manifestosu

 

Marinetti, kaleme aldığı fütürist manifestoyla, etkili ve coşkulu bir dille, mekanik güçlerle donanmış dünyayı alkışlıyor, geçmişle bütün bağları koparıyordu. Hızı ve saldırganlığı, yurtseverliği ve savaşı yüceltiyor, geçmişin kutsal kalıntılarının saklandığı yerler saydığı kitaplıkları ve müzeleri yıkacağına dair söz veriyordu. Bütün bu tumturaklı sözler arasında en kolayca akılda kalanı "güzelliğin yeni biçimi, hızın güzelliği" sözüydü. Marinetti, kendisini ve ülkesini modern Avrupa kültürünün ve sanatının ön saflarına geçirmek için büyük bir istek duyuyordu.Manifesto'da modern makina dünyası, evrensel bir dinamizm olarak tanımlanıyor, etkinlik, devinim ve hız bu dünyanın amblemi olarak gösteriliyordu. Etkinlik, devinim ve hız teknik dünyada doğadaki ölçülerin sınırını aşmış, dev boyutlar kazanmıştı. Manifesto'da naturalist sanatın olanaklarıyla, doğmakta olan yeni dünyanın verilemeyeceğine işaret ediliyor ve bu yeni dünyanın yaşantılarını sanata eşzamanlı yansıtabilecek yeni bir biçim-dilinin uygulanması isteniyordu.

 

Fütürizm, şiir, roman, oyun, heykel, müzik, fotoğrafçılık, film, basımcılık ve mimarlık sanatlarını kapsayan bir akım olmuştur. Akımın iletisi ve adı, Fütürist sanatın kendisinden önce ortaya çıkmıştır. Marinetti'nin çağrısına koşan genç İtalyan sanatçıları, onun öğütlerini uygulamada güçlük çekiyorlardı. Konularını açıkça, kentsel ve endüstriyel çevreden seçmeleri gerekiyordu. Ayrıca devinim olarak yorumladıkları hız kavramı vardı. Yaşantılarının çoğaltılmış ve parçalanmış bir biçimde betimlenmesi söz konusuydu. Bu da üst üste ve saydam bir betimleme, uzak, yakın, hareket eden, duran, görünen ve anımsanan nesnelerin birbirine karışması demekti. Ayrıca bu sanatçıların resimleri, canlı ve saldırgan olmak zorundaydı. "Fütürist Resim: Teknikle İlgili Bildiri, (1910)"’de "Resimsel duyuşlarımız mırıltı gibi çıkmamalı; tuallerimizin üstünde şakımalı, birer zafer narası gibi kulakları sağır edercesine gürlemeli” ifadesini kullanmışlardır. Fütürizm, görsel sanatlarla edebiyat ve öbür sanatlar arasında ilişkiler kurmakla kalmadı; siyaset ve toplum konusunda da birtakım aşırı görüşleri dile getirdi. Fütürist sanatçılar Avrupa’nın önemli şehirlerindeki tiyatro ve kapalı salonlarda yapıtlarını sergiledikleri gibi bildiriler de okudular.

 

19. yüzyılda, özellikle Fransa'da bazı sanatçılar, sanatlarını sosyalist ve anarşist akımları desteklemek için kullanmışlardır. Fakat fütürist sanat, çok daha hızlı ve dolaysız siyasal bir işlev yüklenmekle kalmamış, yeni bir sanatçı türünün ortaya çıkmasını da sağlamıştır. Fütürist resim ve heykellerin "ritm" ve "hareket" imajları, subjektivist sembollerin, çarpıtılmış olarak hareket eden objeler, erotik unsurlar ya da mistisizm unsurları bu akımın ayırıcı özellikleridir. Aslında fütüristlerin sanatı değişik ve deneyci nitelikteydi. Bu sanatçıların düşüncelerini ve heyecanlarını yapıtlarına yansıtması konusunda üzerinde anlaştıkları bir yöntemleri yoktu. Üstelik, abartılmış görüşlerine denk düşen bir sanat ortaya koydukları da pek söylenemez. Ama girişimleri geçerliydi ve elde ettikleri sonuçlar, dile getirdikleri tutkuların boyutlarına hiçbir zaman ulaşmasa bile çok çarpıcıydı.

 

Fütürist bir sanatçı olan Giacomo Balla'nın yapıtları, daha çok eylemin doğrudan doğruya sezgisel yanları üzerinde odaklanıyordu. Uzun süre fotoğrafçılıkla uğraşan Balla, bir olayın ardarda gelen evrelerini tek bir görüntüymüş gibi saptayan "kronofotoğraf" tekniğinin, hareketi çözümleyişinden açıkça yararlanmayı amaçlıyordu. "Keman Yayının Ritmleri" (1912) adlı tabloda, herşey kronofotoğrafta olduğu gibi görülür. Kemancının sol eli, kemanın kendisi ve yay birçok konumdayken, geride sütun başlığı üzerindeki taş taban değişmez bir biçimdedir. Fütürist ressamlar da fotoğrafik hareket analizi çalışmalarından yola çıkarak yapıtlar vermişlerdir. Örneğin; Balla'nın "Kuyruğunu Sallayan Bir Köpeğin Dinamizmi" (1912) adlı tablosunda, kuyruk sallayışın devinimsel evreleri görsel olarak ifade edilmiştir.

 

“Fotodinamizm” Çalışmaları: Bragaglia

 

Bragaglia'nın "Fotodinamizm" olarak adlandırdığı fotoğraf çalışmaları da oldukça önemlidir. Bragaglia, hareketin dinamik kaydını gerçekleştirmek amacıyla uzun poz süreleri kullanmaktaydı. Marey ve Balla ile dinamizmin aktarımı konusunda çelişkiye düşmüş ve Bragaglia şunları söylemiştir: "Biçimler, devinim dolayısıyla bozulmaktadır. Devinimi elde etmek üzere bir nesneyi çoğaltmak hatadır. Sürekli bir biçimde birbirini izleyen ardıl pozisyonları aynı görüntü üzerinde elde etmek için biçimleri azaltmak yetecektir."

 

Fütürist sanatçılar arasındaki tek fotoğrafçı olan Bragaglia, “fotodinamizm” adını verdiği fotoğraf çalışmalarıyla önem kazanmıştır. Amacı, zamanındaki birçok sanatçı gibi, hareketin karmaşıklığını, ritmini, gerçeği ve maddeleşmekten ayrılmayı yansıtan resimler üretmekti. Bragaglia’nın fotoğraflarında insanlar, iç mekanlarda basit hareketler yaparlar. Siyah fon önünde tek bir figür vardır. Onun hareketi farklı aşamalar ve düzensiz aralıklarla gösterilir, arada da hareketin oluşturduğu netsizlik örnekleri görülür. Bragaglia’nın esrarengiz ruhbilimsel düşünceleri, O’nun “İnsan ayağa kalktığı zaman, koltuğu hala kendisinin ruhuyla doludur.” sözleriyle özetlenebilir. O, hareketin mekan içindeki sürekliliğini, hareketlerarası aşamaların tanımlandığı yapay hacimler olarak kaydetmek istiyordu. O’na göre, fotoğraflarda hareketlerinden dolayı netsiz çıkan aydınlık yüzeyler ışığın hareket olarak rol almasının sonucuydu. Hareketin sürekliliğine önem veriyor ve hareket eden bir cismi belli aralıklarla dondurarak net olarak göstermek yerine, hareketin biçimini saptamak/çizmek istiyordu. Bragaglia, fütürist nitelikli eserlerini "Fotodinamismo Futurista (1913) adlı yapıtta toplamıştır.

 

Fütürizmin Önemi ve Etkinliği

 

1930’lu yıllarda fütürizme bağlı sanatçıların sayısı 500’ü bulmuş olmasına karşın fütürizmin etkinliği, Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesi ya da Boccioni'nin 1916 yılında ölmesiyle sürekli olmamıştır. "Vortisizm", "Consructivism" (İnşaacılık) ve "Süprematizm" gibi akımlardan başka dada hareketlerine kaynaklık eden bir iletişim tekniği ve felsefesi olması açısından fütürizmin ayrı bir önemi vardır. Örneğin, Fransa’da Marcel Duchamp ve Robert Delaunay’ın resimde devinim yansısının elde edilmesi konusunda fütürist görüşlerden yola çıkarak kendilerine özgü bir resim yöntemi geliştirdikleri bilinir. Duchamp'ın "Merdivenden İnen Çıplak” (1912) adlı çalışması, makina konstrüksiyonlarına canlı varlıklar gibi kişilik veren resimlerine bir örnektir.

 

Fütüristlerin çok önem verdikleri hareket ve dinamizm iki tür uygulama ile elde edilir. Kübizm tekniği ile form, elemanlara, planlara ayrılır, görüş açıları çoğaltılır. Bir yüz ya da insan bedeni değişik açılardan görülerek, üstüste getirilir, parçalar arasında bırakılan küçük boyutlar mekan ve zamanla kayıtlı hareket algısını verir. Fütürizm; özetle sanata dinamizm (hareket ve hız) getirmeyi amaçlamıştır. Hareket ve ışık, maddeyi yok edecek güçlerdir. Sanatın estetik öğeleri olan ‘ahenk’ ve ‘güzel’ gereksiz sayılmışlardır. Geçmişe bağlılık, dinamizmi engellediğinden, geleneksel konular bırakılmalı, militarizmi, savaşı, şiddeti değerlendiren dinamik konular işlenmelidir. Ancak fütüristler, kendilerine özgü yeni bir biçim dili yaratamamışlardır. Bir süre yollarını ekspresyonizm çizgisinde aradıktan sonra kübizmin anlatım ilkelerini öylesine benimsemişlerdi ki, sanat tarihinde bugün bir Kübo-Fütürizm'den yani kübizmin biçim-diliyle devinimi veren bir sanat akımından sözedilebilmektedir.


YARARLANILAN KAYNAKLAR :

A.Beyhan Özdemir, “Fotoğrafik Dilyetisinin Evrimi Bağlamında Müdahale Sorunsalı” Yayınlanmamış Doktora Tezi, DEÜ SBE, İzmir, 1996
Adem Genç, Dada, İzmir, 1983
M.Rosenthal - P.Yudin, Materyalist Felsefe Sözlüğü, Çev.Aziz Çalışlar, Sosyal Yayınları, İst.,1975
Nazan- Mazhar İpşiroğlu, Sanatta Devrim, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1991
Nazif Topçuoğlu, İyi Fotoğraf Nasıl Oluyor, Yani?, Yapı Kredi Yayınları, İst, 1992
Norbert Lynton, Modern Sanatın Öyküsü, Çev: Cevat Çapan- Sadi Öziş, Remzi Kitabevi, İst.,1982
Refo Fotoğraf Sanatı Dergisi, "Fotoğraf Akımları", Nisan-Haziran 1991

 
< Önceki   Sonraki >
spacer.png, 0 kB

İFOD MAIL LIST


Reklam

Advertisement
Izmir Fotograf Sanati Dernegi Izmir Fotograf Sanati Dernegi - FOTOĞRAFA MÜDAHALENİN TEKNİK, ESTETİK VE İDEOLOJIK BOYUTU

spacer.png, 0 kB
   
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB