spacer.png, 0 kB
Anasayfa arrow Konuklar & Yazılar arrow Gazetelerde Düzenleme ve Fotoğraf Kullanımı
Gazetelerde Düzenleme ve Fotoğraf Kullanımı PDF Yazdır
YAZAR: Yrd.Doç.Dr.Ahmet İMANÇER

İletişim, anlamlarında uzlaşılmış simgeler aracılığı ile bilgilerin düşüncelerin duyguların biriktirilip aktarılmasının ve alışverişinin hem ortak hem de değişik zaman ve mekan boyutlarında gerçekleştirilmesidir. Bir kitle iletişim aracı olarak gazete de; yazıyı simge olarak kullanmakta  bilgi, düşünce ve duyguların üçüncü şahıslara sunulmasına aracılık etmektedir. Ancak bunu yaparken olayları anlamlı bir çerçevede sunmalı, aynı zamanda da gerçekleri açıklamalıdır. Gazetelerde haberin sunumunda iki temel unsur önemlidir. Bunlar:

·        İçerik

·        Görsel Malzemeler

Metin ve görsel unsurlar dönüşümlü olarak kullanılırken haberin sunumu, toplumda varolan egemen görüşlerin bir ürünüdür. Günlük gazeteler okuyucu için haberin bütününü ve önemlilik sırasını bir anda algılayabilmesine yönelik bir biçimde düzenlenmiştir. En önemli haberler ilk sayfanın belirli bölümlerinde yer alır. Yani gazetecilik dilinde buna “vitrin sayfası” denir. Neyin önemli olduğunun vurgulanması radyo ve televizyonda olduğu gibi zamansal değil sayfa düzeninin kurulmasına ilişkin uzamsal bir sorundur. Farklı konular özel sayfalarda toplanır. Gazeteler arasında sunum açısından büyük oranda benzeşmeler olmasına rağmen, her yayın organının kendine özgü bir düzenleme biçimi kısmen de olsa vardır. Örneğin Cumhuriyet gazetesi polis-adliye haberlerine yer ayırmaz ve bu özelliği ile diğer gazetelerden ayrılır.

Gazete, bir dizi seçilmiş konu ve haberin bütününden oluşur. Gazetenin amacı güncel olayları olabildiğince çok okura tanıtmak, anlatmaktır. Ancak gazetede hangi haberin yer alacağı, hangi pozisyonda olacağı (manşet, sürmanşet, sayfa, devam sayfası vb. gibi), ne kadar yer işgal edeceği, her birinin nasıl bir etki yaratacağı önemlidir. Bunları belirleyen ise yayın kimliği ve yayın politikasıdır. “Yayın periyodu içinde gelen haber, yorum ve görsel malzemelerin söz konusu medyanın yayın politikasına uygun olarak seçilmesine “Eşik Bekçiliği” denilmektedir”(Rigel, 1993: 34).

Gazetelere her gün muhabir ve ajanslardan yüzlerce bilgi, haber, yorum ve fotoğraf gelmektedir. Ham bilgiler haber servislerinden çeşitli istihbaratlar olarak gelirken, hazır haberlerde aynı şekilde haber servislerinde oluşturulur. Hazır haberlerin bir bölümü de gazetenin abone olduğu yerli ve yabancı ajanslarından gelerek haber bilgi havuzunda toplanır. Malzemeler bu şekilde toplandıktan sonra geriye seçme işlemi kalır, çünkü tüm bilgiler okura iletilecek, haberi oluşturacak yazı için çok fazla olabilir. Bu seçimi yönlendirecek ölçütler de; güncellik, anlam ve ilgidir.

Haberlerin seçimi, bir kısmı evrensel diğerleri basın işletmesinin yayın politikasına özgü olan ölçütlere göre belirlenmiş, ustaca ayarlanmış, bir çok elekten geçerek gerçekleştirilmiştir. “Neyin haber olduğu ve gazetede neyin yer alacağı konusunda bilimsel bir formül yoktur. Haber toplama ve yazma sürecinin belirli aşamalarında birçok karar verilir. Bu ayrım sistemi sonucunda gazete yayın kimliğinden ve yayın politikasından sapmadan çalışmasını sürdürür. Haberin bir mesaj olarak etkisi gazetenin belirlediği kulvarına (yayın kimliği ve politikasına) uygun olmalıdır” (Rigel, 1993: 36). Gazetenin tüm yapılanması, yayın politikası olarak belirlenen gazetecilik türünü uygulamaya  ve sayfalara yansıtmaya yöneliktir. Ayrıca haberin sayfalarda kullanımındaki tercihlere, yazım tarzlarına ve fotoğraf seçimlerine da yayım kimliğinin yansımaları görülmektedir.

The Guardian gazetesi genel yayın yönetmeni haber yapılanmasını, haberlere ve yorumlara bakış açısını tamamen etkilediği için yayın kimliği hakkında şu önerilerde bulunmuştur;

“Bir gazete için en önemli olan sağlam bir kimlik sahibi olmak ve yayın içeriğini de buna göre düzenlemektir. En önemli risk ise dış dünyaya kulakları kapatmaktır” (Rigel, 1993: 41).

Haberlerin seçiminde evrensel ölçütler doğrudan olayın kendisi ile bağlantılıdır. Bunlar olayın güncelliği ve anlamıdır. Basın işletmesinin kendisine özgü ölçütleri, gazetenin ideolojisinden söz etmeksizin topluma ve okurların niteliğine bağlıdır. Bu ölçüt “ilgidir”. Haberlerin yapısını, şeklini etkileyen hatta belirleyen insanların farklı ilgileridir.

GÜNDEM OLUŞTURMA

Gündem oluşturma medyanın haberleri sunuş yoluyla okuyucuyu manipüle etme yöntemlerinden biridir. Bu yolla halkın düşünceleri bir yönde toplanır, çözüm gerektiren konu üzerinde kamuoyu oluşturulur. Diğer bir deyişle medya tarafından konulara verilen önem derecesi ile aynı konulara kamunun verdiği önem derecesi arasında nedensel bir bağ olduğu varsayılır. Kitle iletişim araçlarında en çok ilgiyi gören konu, kamu tarafından da en önemli olarak algılanacaktır. Medya içeriğinin insanların ne düşüneceğine değil ne hakkında düşüneceğine etkisi olduğu ileri sürülür. Haberin ardında yatan gazetecilik ideolojisi aynı olsa da iletişim araçlarının haber formatları birbirinden farklıdır. Weavver bu konuda şunları söylemiştir:

“Kitle iletişim araçları, gerçekliği yansıtmaz: gerçekliği filtre eder ve biçimlendirir. Diğer bir deyişle, bazı konular üzerinde veya bu konuların bazı yönleri üzerinde durarak, gerçeklik bir bakıma süzgeçten geçirilmektedir” (Weaver, 1994: 105).

Amerikalı araştırmacılar medyanın gündemini etkileyen 5 ana kategori olduğunu ileri sürmektedirler.

1.      Medya çalışanlarından kaynaklanan etkiler: İletişim alanında çalışanların özellikleri kişisel ve mesleki birikimleri, kişisel tutumları ve mesleki rolleri.

2.      Medya tek düzeliğinden kaynaklanan etkiler: Medya kapsamına giren ne varsa gazetecinin günlük çalışmasından etkilenir. Bunlara yayındaki yer kısıtlılığı, haber değerleri, tarafsızlık standardı ve muhabirlerin resmi kaynaklara olan bağlılıkları dahildir.

3.      İçerik üzerindeki örgütsel etkiler: Gazetelerin çeşitli amaçları vardır, para kazanmak gibi bu amaçları içerik üzerinde sayısız değişimlere istedikleri etkiyi yaratırlar.

4.      İçeriğe medya örgütlerinin dışından gelen etkiler: Çıkar gruplarının belirli bir içerik için lobi yapmalarını, medya kapsamına girebilmek için olaylar yaratmalarını ya da müstehçenlik ile ilgili yasalarla doğrudan içeriği düzenleyen hükümleri içerir.

5.      İdeolojinin yarattığı etkiler: Medya gündem yaratma rolü ile halkın dikkatini belirli konulara rahatlıkla çekebilir.

Gündem yaratma özellikle seçim dönemleri öncesinde siyasiler açısından büyük önem kazanmaktadır. Çünkü her siyasinin önce medyanın gündeminde olumlu mesajlarla yer almasıdır. “Olumlu mesajların çoğunluğu, beraberinde siyasiler için oy getirme anlamındadır”. Düşüncesinin kanıtlanmış örnekleri siyasileri bu yöne iter. Buna iyi bir örnek oluşturabilecek bir yayın İngiltere’de Tony Blair’in Başbakan seçildiği seçim döneminde yaşanmıştır. Gazetelerde sunulan fotoğraflarla Tony Blair’in seçimler için en ideal aday olduğu yönündeki görüş, halka çeşitli şekillerde gösterilmiştir.Tony Blair Başbakanlık binasının önünde tek başına ve tüm alana hakim bir şekilde görüntülenirken, diğer adayların fotoğrafları çok sıradan ortamlarda neredeyse zor seçilir konumlarda halka sunulmuştur. Gazetelerin bu destek ve etkisinin Blair’in başarısı üzerinde önemi bir paya sahip olduğu seçim sonuçlarından da anlaşılmıştır. Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür. Türkiye’de 1999 yılında yapılan seçimlerde ise DYP Genel başkanı Tansu Çiller birçok gazetede sayısal olarak çok fotoğrafı kullanılmış olmasına karşın, seçimden başarısız çıkmıştır. Fotoğrafları çok kullanılmış fakat, kullanılan fotoğraflar olumsuz, kavgacı ve yolsuzluklar ile ilgili olduğundandır. Aydın Doğan gibi bir gazete patronu ile sürtüşmesi ise bu döneme rastladığı için, Doğan grubuna ait tüm gazete ve dergilerde fotoğrafları, olumsuzluklar göstergesinde sunulmuştur. Ancak önemle vurgulanması gereken nokta, siyasilerin gazetenin kamuoyu yaratma gücünden kendi çıkarları yönünde de yararlanabilecekleridir.

Bu gibi durumlarda medyanın yaratıcı bölümüne düşen görev temel medya standardı olan “objektiflikten sapmaktır”. Taraflı bir politika izlemek gazeteye olan güveni zedeler çünkü okuyucular yanlı haber verilmesinden hoşlanmazlar. Kamuoyunun gerçekleri bilme hakkına, gündem yaratma uğruna saldırılmamalıdır. Gündem yaratma rolü kamuoyunun eğitim, sağlık, yolsuzluk, yaşam standartları vb. gibi geniş tabanlı konularda bilgilendirilmesi için kullanılmalıdır. Örneğin uyuşturucu madde bağımlılığı gibi konularda bilgilendirme ‘gündem yaratma’ ile sağlanabilir. Ayrıca gündem oluşturma rolünde okuyucu kitleye onaylama rolünü verir. “Medya gündemiyle birlikte belirli kanıları da kamuoyunun onayına sunmaktadır” (Rigel, 1993: 38).

HABERİN SUNUMUNDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Haber olay ve gerçeklerin listesinden ibaret değildir. Haber sadece gerçek değil aynı zamanda fotoğraf, illüstrasyon gibi diğer işaretler ve dilin sunum çalışmasıdır. Bunun gibi gazeteler sadece haber ve görüntülerden oluşmamaktadır. Gazetelerde haberin dışında resimli roman, fal, bulmaca, dizi yazı, köşe yazıları, kadın sayfaları, kültür sanat sayfaları, sağlık sayfaları vb. gibi sürekli köşelerin dışında günlük olarak değişen ilan ve reklamlar da yer almaktadır. Özel köşeler ile ilan ve reklamlar için gazetelerde belirli yerler ayrılmıştır. Örneğin bir reklam için en ideal yer üçüncü sayfanın sağ alt köşesidir, çünkü okurlar gazeteyi açtıklarında ilk olarak buradaki haberler dikkatlerini çekmektedir. Bu nedenle ilan ve reklam veren kuruluşlar tercihlerini bu yönde kullanmaktadırlar. Her gazete hangi sayfasına ne kadar ilan ve reklam alabileceğini önceden tespit etmektedir. Bu bölümler belirlendikten sonra gün içindeki gerçek haberlere ne kadar yer kalacağı da belirlenmiş olur.

Diğer bilgilerin yanı sıra gazeteye girecek reklamlar ve bunların sayfalara dağılımı bir sayfa değerlendirmesiyle belirlendikten sonra, önce baskıya girecek gazetenin kaç sayfa olacağı belirlenir sonra da gazeteye girecek haberler seçilir, yazılar biçimlendirilir, gazetede kaplayacağı alana, yere, yazı karakterine ve her biri için kullanılacak görsel malzemeye karar verilerek haberlerin hacmine göre sayfalar arasında dağıtım yapılır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir hususta aynı sayfada kullanılan reklamın haber unsurlarıyla kaynaştırılmasıdır. Tüm bunlar belirlendikten sonra son olarak haberlerin göreli önemlerine ve gazete okurunun ilgi alanlarına göre birinci sayfada yer alacak haberlerin listesi yapılır. Kuşkusuz bu liste gün boyunca gelişen güncel olayları kapsayabilmek için son haline gelmeden düzeltmelere uğrayacaktır. Haberin sunuluşu, yazıların ve görsel malzemelerin birinci sayfa ile iç sayfalar arasındaki paylaşımı ve birinci sayfadan verilen haberlerin iç sayfaların hangisinde devam edeceğinin belirlenmesi gerekmektedir.

Gazetelerde haberler değerlendirilirken sayfalara yerleştirmede 3 temel unsur göz önünde bulundurulmalıdır.

Birincisi, habere konu olan ya da “haber kaynağı” durumundaki kişinin protokol sıralamasındaki yerine göre oluşturulmuş siyasi içerikli haberler (Cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, siyasi parti yöneticileri vb.).

İkinci olarak, “rakamsal veriler”in büyüklüğü haberin seçilme şansını artırır. Örneğin her gün trafik kazalarının, o gün trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin toplam sayısı 3 ise genelde böyle bir haber sayfalara girmez. Ancak sayı 35’e çıktığında haberi birinci sayfada bazen de manşette görme ihtimali artmaktadır.

Üçüncü önemli nokta, haberin içeriğinde duygusal yükün ağırlığıdır. Bu duygusallık, okuyucuda uyandıracağı her türlü tepkiyi kapsar; üzülme, güldürme, hayret etme vb. gibi.

Birince sayfada önemli bir haber için sayfanın iyi bir yerinde yer aranıyorsa uzmanların birleştiği yer, manşetin sağ tarafıdır. Çünkü okuyucuların gözlerinin en çok takıldığı bölgenin burası olduğu araştırmalarda tesbit edilmiştir. Bu diğer bölgelerin önemsiz olduğu anlamına gelmemektedir, aksine mizanpaj okuyucuların en rahat okuyabilmesini amaç edindiğinden okuyucunun gözünü memnun etmek en temel görevdir. Yani gazetelerin sayfaları okuyuculara ve onların göz zevkine uygun olacak şekilde hazırlanmalı ve sunulmalıdır. Gazetelerin sayfaları herkesin anlayabileceği kadar açık olmalıdır. Bu amaçla okumayı kolaylaştıracak, günlük yaşam içinde koşuşturan aceleci okurun habere bir göz atarak temel bilgileri edinebilmesini sağlayacak kadar basit bazı yöntemlere başvurmalıdır. Sayfa düzenlemesinin kurallarından biri işlevsel diğeri de estetik olmak üzere iki amaca yöneliktir. İşlevsellik, okurun ilgisini her şeyden önce sayfanın tümünde burada estetik amaçta birleşmektedir. Sonra da önemli görülen haberlerin ve haber unsurlarının üzerine kamuoyunu çekmektedir. Estetik unsur ise; gazete sanat eseri olmasa da en  azından göze hoş  görünmeli   ve böylece okumaya sevk etmelidir.

Gazetelerin okuyucularını, devamlı ve yüzer-gezen okuyucular olmak üzere 2 ana grupta incelenebilir. Gazetenin devamlı okuyucuları gazetedeki alıştıkları köşeleri her gün  aynı yerde görmek isterler. Bu nedenle, gazetelerin okurlarına karşı biçim yönünden tutucu olmasını gerektirmektedir. Gazetelerdeki sayfa dağılımı konu ve içerik yönünden belirli olmalıdır. Okur hangi konuda bilgi almak istiyorsa buna en kolay ve en çabuk yoldan ulaşabilmelidir. Günümüzde gazete okuma süresinin de genel olarak 30 dakikaya kadar düştüğü düşünülecek olursa “okurların hangi sayfada ne vardı?” diye sormalarından çok “bu konu nerede anlatılmaktadır” şeklinde düşündükleri ve gazeteye bu yönde eğildikleri göz ardı edilmemelidir.

Gazetenin düzenli ve rahat bir mizanpaja sahip olması, yüzen okuyucuları da gazetenin devamlı okuyucuları arasına katmasında yardımcı olduğu unutulmamalıdır. Bu noktadan hareketle sayfa düzenlemesini oluştururken aşağıdaki noktalara dikkat etmek, okurun en az zahmetle konuyu en iyi şekilde anlayabilmesi amaçlandığından önemlidir. Bunlar:

·  Gazetenin ilk görevi ideal olmayan fakat güncel olan yaşantıyı haber olarak vermektir. Örneğin çok ünlü olmayan bir insanın trafik kazasında ölümü  gibi ortalama bir haber şayet aynı  gün büyük bir felaket varsa dünya çapında bir olay gelişmiş ise veya Fransa bisiklet turunun günüyle çakıştıysa iç sayfalarda bir yer bulacaktır. Ama bu haber aynı gazetede Fransa’da trafik kazalarının geleneksel olarak haber olduğu 15 Ağustos’a denk düşerse kaza haberlerinin yanında yıldız haber olarak yer alacaktır.

·  Her gazete kendine göre bir sunuş biçimi geliştirmeye çalışır. Gazetenin bütünlüğü içinde her sayfanın kendine has özellikleri vardır. Spor, ekonomi, sinema, televizyon vb. haberlerin yer aldığı sayfalar da yine en çarpıcı başlık ve görüntüler ile verilmelidir. Örneğin sağ elle tutulan gazete sayfaları sol elle tutulan sayfalara oranla daha çok dikkat çekmekte ve okunmaktadır. Bu nedenle öncelikli haber ve makaleler önemleri gereği sağ sayfalarda toplanmalıdır.

·  Yıllardır bilinen bir şey vardır ki birinci sayfa katlama çizgisinin üzerindeki haberler, altındaki haberlerden daha çok okunmaktadır. Bunun nedeni de haber önemli olabilir ama haberin çarpıcı bir şekilde verilmesi ile haber ve fotoğraf insanların dikkatlerinin çekilmesi sağlanır. Sayfa düzenlemesi ve başlıklamayı yaparak haberin daha ilginç ve kolay okunabilir hale getirilmesine “makyajlamak” denmektedir.Burada temel amaç servislerden ve bürolardan gelen haberlerin okuyucunun ya da tüketicinin gözüne ve beynine daha kolay hitap edebilmesini sağlamak için makyaj yapmaktır.

·  Haber başlıkları verilirken argo deyimlerden ve konuşma dilinden kaçınılmalıdır. Yanlış ve yanlı başlık vermenin gazetelerin okuyucu kaybetmesine neden olabileceği unutulmamalıdır.

·  Hiçbir başlık kendinden önceki yazının başlığı tarafından, şayet verilen haber bir önceki yazıyla ilişkili değilse, kapsanmamalıdır. Yani iki veya üç sütunluk bir başlık, üç sütun üzerine başlık atılmış bir metnin altına yerleştirilirse, mutlaka bir sütun boşaltılmalıdır. Aynı  karakter ve büyüklükteki başlıkların yan yana getirilmesine özen gösterilmelidir.

·  Görsel malzemeler sayfa içinde dengeli yerleştirilmelidir. Dokunulması olanaksız montajların dışında, şayet tek bir fotoğraf varsa bunu sayfanın üst yarısına da sarkacak şekilde yer verilmelidir.

·  Başlığın tümü metni bütünüyle, metinle ilgili görsel malzemeyi de en azından kısmen kapsamalıdır.

·  Sadece çerçeve içindeki bazı yazılar dışında amaç, başlık-metin-görsel malzeme bağlantısının açık bir şekilde sağlanmasıdır.

·  Bir kişinin yandan fotoğrafı kullanıldığında, şayet bu fotoğraf sayfa kenarına konuluyorsa, fotoğraftaki kişi mutlaka sayfa içine dönük veya diğer sayfaya yönlendirici olmalıdır.

·  Başlıksız, görsel malzemesiz, gri metinle dolu sayfa kullanımı okuyucuda soğukluk yaratacağından gazetenin okunurluğu azalacaktır. Böylesi durumlarda şekil-zemin ilişkisi düşünülerek “lekelendirme” yapılmalıdır, yani zemin farklı bir renkle sunulmalıdır.

·  Sayfa başında veya özel bir etki yapmak amacının dışında iki başlık kural olarak birbiriyle çakıştırılmamalıdır.

·  İki çerçeve birbiriyle benzeşmez, çünkü konuları veya görsel malzemeyi ayırmak için kullanılan çerçeveler birbirinin içine girerse konuda karışıklığa neden olabilir.

·  Sayfalarda estetik bir unsur olarak kullanılan merdiven yazım yöntemi tek sütunluk haberler için hiçbir zaman oluşturulmamalıdır.

·  Sayfayı tek sütunluk bir haberle iki eşit parçaya, dikine veya enine bölmekten kaçınılmalıdır.

·  Koyu, italik veya metinlerin çoğunluğundan farklı büyüklükte yazılmış iki metin yan yana getirilmemelidir. Çünkü her gazetenin yazım olarak belirli bir çizgisi vardır ve bu o gazetenin okurları tarafından kolayca tanınmasını sağlar, gazetenin imajını belirler.

·  Gazetelerde, süratli çalışabilme olanağı vermesi nedeniyle iç sayfalarda görsel malzeme ve metinler sütun sayısı boyunca dağıtılır. Buna karşılık birinci sayfada, magazin sayfalarında ve günlük olmayan süreli yayınlarda daha özgür davranma olanağı vardır.

·  Metinler içinde görüntü veya tablo yayınlanacaksa, metin ile bütünlük oluşturmasına dikkat edilmelidir. Tablo veya görüntünün ait olduğu yerde yayınlanması şarttır. Yoksa görüntünün metni destekleme, okunurluğunu arttırma özelliği ortadan kalkar.

·  Sayfa düzenlenirken başlık ve görüntü ağırlığı sayfanın içinde dengelenmelidir. Siyah-beyaz özelliğine dikkat edilmelidir. Görüntünün veya başlığın sayfa içinde tek bölümde toplanması okuma güçlüğü yaratmakta ve estetiği bozmaktadır.

·  Gazete düzenlemesi yapılırken gereğinden büyük alan çakışması yapılmamalıdır. Mizanpaj ister dikey, isterse yatay sayfa düzeni esas alınarak çizilsin, esas olan büyük alan çalışması yapmamak olmalıdır.

·  Sayfa için bir imaj çizilmelidir. Bir sayfa düzenlenirken güçlü ve ilginç imajlar size yardımcı olacak, ayrıca okurun kafasında da bir fikrin oluşmasına yardımcı olacaktır.

·  Gazetelerde kullanılan fotoğraflarda sayı olarak aşırıya kaçınılmalıdır. Çünkü her fotoğraf kendisine rakip olan fotoğrafla yarışma durumunda kalmaktadır. Özellikle büyük fotoğraf algılama açısından küçük fotoğraftan daha çok akılda kalıcıdır. Sayının fazlalığı da görsel kirliliğe neden olmaktadır.

·  İnsanlar diğer insanlara karşı ilgi duyarlar. Örneğin bir savaşın etkilerini insanları içine katmadan yazmak insan unsuru olmadığı için okuyucunun ilgisini çekmeyecektir. İnsanlar karşılarındaki insanlarla empati kuramadığından o haberi okumayacaklardır.

·  Gazetecinin bilmediği bir konu hakkında haber yazması haberin başarısını düşürecektir. Örneğin bir film festivali çok eğlenceli olabilir ancak sadece hangi aktiviteden sonra hangi aktivitenin geldiğini sıralayan bir haber okuyucunun ilgisini çekmeyecektir. Okunurluğu arttırmak için basit ama okuyucunun ilgisini çekecek ve okumaya itecek hikaye edişler kullanılmalıdır.

·  İçerik için oluşturulan başlıklar hedef okuyucuya uygun olmalı ve merak uyandırmalıdır.

·  İçeriği dengelemek içinde gazete sayfaları hazırlanırken bazı noktalara dikkat edilmelidir. Bunlar:

1)      Sayfalarda kısa ve uzun başlıklar dengeli şekilde kullanılmalı

2)      Başlıklar ve sayfalar okuyucuyla etkileşim içinde olmalı

3)      Ağır ve hafif konulara dengeli şekilde yer verilmeli

4)      Her sayfa için düzenli bir sunum şekli geliştirilmelidir (köşe yazılarının, kısa haberlerin yerleri belli olmalıdır).

GAZETE SAYFALARININ HAZIRLANMASI

Bir sayfanın düzenlemesi yapılırken dört çeşit unsuru birlikte düzene sokmak gerekmektedir. Bunlar:

·  Reklam sayfası

·  Başlıklar

·  Metinler

·  Görsel Malzemeler

REKLAM SAYFASI

Gazete sayfaları hazırlanırken üzerinde en az söz sahibi olunan unsurdur. Reklamın kaplayacağı alan her zaman bellidir. Genellikle sayfadaki yeri bile reklam verenler tarafından belirlenmiştir. Bu nedenle içeriğine müdahale edilmese de yapılacak en önemli şey reklamı haber unsurlarıyla kaynaştırmaktır. “Reklamın hem grafik yapısı hem de içeriği göz önünde bulundurulmalıdır. Birinci durumda sayfayı fotoğraf ve metinle dengelemek için ilanın grafik yapısından yararlanılmaktadır. İkincisinde ise birbirini dışlayan iki unsuru bir arada kullanmaktır. Örneğin sigara tiryakilerindeki kanser olgusunu ele alan yazıyla sigara reklamı gibi...vb. Bir arada kullanılması çelişki yaratacağından hoş olmayacaktır”(Gaıllard, 1991: 112). Ayrıca reklamlarda kullanılan söylemlerin de gazetenin yayın politikasıyla çelişmeyecek içeriklerde olması gerekmektedir.

BAŞLIKLAR 

Başlıklar metinden daha önemlidir, çünkü okurun ilgisini şu veya bu habere çekecek olan başlıklardır. Okuma rahatlığı sağlamak için en estetik kaygılarla başlıkların kullanımı giderek daha da önemli olmaktadır. Bu nedenle haberin önemine, öne çıkarılmak istenilen unsurların sayısına ve okuru etkileme kaygısına bağlı olarak her haber için başlık ve alt başlıklara yer ayrılmalıdır. Başlık ikili bir işleve sahiptir; bilgilendirme ve çekicilik. Bir başka deyişle başlık kısaca haberi vermek ve metni okutturmak amacına yöneliktir. En iyi yazıların yer aldığı ama kötü başlıklarla sunulan bir gazete, kötü bir gazete olacaktır, çünkü çok fazla okuru olmayacaktır.

Yazının doğasına ve gazetenin stiline bağlı olarak, başlıkla aşağı yukarı ya bilgilendirme ya da çekicilik üzerinde durulmaktadır. Söz konusu olan önemli bir haber ise kural, yeni unsurlardan en önemlisini başlıktan vermektir. Şayet bir askeri darbe radyo ve televizyonun akşam ana haberlerinden sonra olduysa, ertesi günkü basının başlıklarının askeri darbe üzerine olacağı açıktır. Buna karşılık şayet darbe öğleden sonra gerçekleştiyse, kamu olaydan gazeteleri okumadan önce haberdar olacaktır. Bu durumda gazeteler gece olan ana gelişmeleri başlığa çıkaracaklardır.

Önemli haberlerde çekicilik haberin özündedir. Ama ortalama okur açısından ilgi çekici görülmeyen olaylarda, eğlenceli, şaşırtıcı veya ilginç bir ayrıntı başlığa çıkarılarak okurun ilgisi çekilmeye çalışılacak, okur haberi okumaya özendirilecektir.

Bir başlıkta çoğu zaman bilgilendirmenin ve çekiciliğin çeşitli unsurları bir araya getirilir. Çünkü kısa yazıların dışında, bir başlık birçok kısımdan oluşmaktadır. Bunlar:

·  Ana başlığa göndermede bulunan bir üst başlık

·  Ana başlık

·  Ana başlığı izleyen bir veya birçok alt başlık.

Karmaşık bazı haberlerde bir ana başlık, birçok alt başlık veya bir giriş (spot) taşıyabilir. Sayfanın düzenlenmesinde bunların olabildiğince kolay okunur olmasının sağlanması gerekir. Başlıkların yazılmasındaki evrensel kuralın, asgari sayıda sözcükle azami bilginin verilmesinin sağlanması olduğunun altını çizmek gerekmektedir.

Başlık hazırlamak için üç konuya dikkat edilmelidir.

·  Başlık için kullanılabilecek alan

·  Haberin temel unsurlarının sıralandığı bir liste

·  Matbaada veya bilgisayarda varolan yazı karakterlerinin bir listesi.

Bir başlık büyük karakterlerle yazılmış bir veya birkaç satır olmaksızın oluşturulamaz. Üst başlık, başlık ve alt başlıkların yazılmasında karakter değişikliği yapılması düzensizlik hissi yaratacağından temel olarak bir veya iki karakter kullanılmalıdır. Diğer karakterler magazin haberlerinde veya çerçeve yazılarında kullanılmalıdır.

Ara başlıklar özellikle belli uzunluktaki yazılarda, okurun ilgisini tekrar çekmeye yöneliktir. Gazetelerde ara başlıkların kullanılması ilgiyi sürekli yazı üzerinde tutabilmeyi veya ilgi uyandıracak bir ayrıntının atının çizilmesini amaçlar.

Fotoğraf altları, başlıklarla benzer işlevlere sahiptir. Gazetesini açan okurun ilk yaptığı iş ana başlıklara ve fotoğraflara göz atmaktır. Okurun bakışı ilgisini çeken fotoğraftan doğal olarak fotoğraf altına doğru kaymaktadır. Burada fotoğraf altının önemi, haberin unsurlarını vermesi ve okuru metni okumaya özendirmesidir. İşte bu nedenlerle gazetelerde sadece fotoğrafı anlatan, fotoğraf altı yazılarından vazgeçip, bunun yerine veya buna ek olarak fotoğrafı şu veya bu habere bağlayacak nitelikteki kısa metinler kullanılmaya başlanmıştır.

Başlığın taşıması gereken özelliler şu şekilde sıralanabilir:

·  Başlık habere ait olmalı, içerik saptırılmamalıdır. İçeriği özetlemeli yansıtmalıdır.

·  Başlığın ölçüye sığması için ne gereksiz yere uzatılmalı ne de anlamını kaybedecek şekilde kısaltılmamalıdır.

·  Okuyucunun başlık ve spotları okuduğunda olay hakkında özet bir bilgiye ulaşması sağlanmalıdır.

·  Başlık haberin okunması için cezbedici olmalıdır.

·  Sözcükler tekrarlanmamalıdır.

·  Örtülü sözler kullanılmamalıdır.

·  Noktalama işaretleri olabildiğince az kullanılmalıdır.

·  Aynı sayfada kullanılan başlıklar aynı fiille ve eklerle bitirilmemelidir.

·  Yer isimleri az kullanılmalıdır.

·  Başlıklarda ölçütlere uyulmalıdır.

·  Aktif kelimeler pasiflere tercih edilmelidir.

Başlıklarda Harf Seçiminde Dikkat Edilecek Noktalar:

·  Haberin sunumunda içeriği yansıtacak en zarif harf seçilmelidir. İnce harfler zariftir ancak okunması zordur. Orta kalınlık ise hem göze hitabı hem de sayfadaki görünüm açısından en iyi sonucu verir.

·  Fotoğraf ve illüstrasyonların ağırlıkta olduğu sayfalarda ince harf seçilirken, grafik açısından sayfayı harfler taşıyorsa orta ve kalın harfler kullanılmalıdır.

·  Tırnaksız ince harfler, sayfa üzerinde tırnaklı harflerden daha az göze çarpmaktadır.

·  Kalın ve çok kalın harfler daha az kullanılmalıdır. Örneğin iki satırı geçmeyen manşet başlıklarda kalın veya çok kalın harfler yer alabilirken, iki satır üstündeki başlıklarda kullanılması halinde bir harf kütlesi oluşacak ve okunması güçleşecektir.

·  Her harfin kalınlığı ne kadar fazla olursa başlığın etrafında o kadar geniş beyaz alan bırakılmalıdır.

·  Günümüzde foto-dizgi sistemiyle çalışan ofset gazetelerin dizgi makinaları modifikasyon özelliğine sahiptir. Bu özellikle harflerin ünitelerini daraltabildiği gibi genişletebilmektedir. Özellikle vurgulanması gereken başlıklarda bu özellikten yararlanılmalıdır.

Kullanılan 4 başlık çeşidi vardır. Bunlar:

·  Blok başlık

·  Baştan blok başlık

·  Sondan blok başlık

·  Diğerleri (Merdiven başlık)

Kullanılan görsel malzemeye ya da sayfada bulunduğu yere göre uygun bir çeşit başlık seçilmelidir. En çok kullanılan başlık çeşidi blok başlıklardır.

METİNLER 

Gazetelerde yer alan bazı önemli metinlerin-başyazılar, büyük röportajlar, fıkralar, çeşitli belgeler vb. gibi uzunlukları önceden bellidir. Dizilecek karakter göz önüne alınarak, bunlar için gerekli alanlar sayfa üzerinde belirlenir. Bunların dışında birinci sayfanın düzenlenmesinde değişik kombinasyonlar kullanılabilir. Yeterli yer bulunamadığı zaman, haberin bir duyuruyla, bir özetle birinci sayfadan verilerek gelişmelerin iç sayfalara aktarılması her zaman için olanaklıdır. İç sayfalarda bir haberi oluşturan metinlerin tümünün uzunlukları sayfa düzenlemesi yapılırken belirlenir. Bu durumda estetik kaygılar ikinci planda kalmaktadır.

Metin içinde anlamın nasıl kurulduğu sorunu, farklı medyaların kullanıldığı farklı kodlara yani farklı iletişim araçlarının semiyotiğine duyarlı olmayı gerektirir. Günlük gazetelerin kendine özgü bir sentaksı yani her haber metninin bütünlüğünü ve bu bütünlük içinde kullanılan bir cümle yapısı vardır. Ayrıca her gazetenin kendine özgü bütünlüğü içinde haberlerin yerleştirilmesine ilişkin bir düzenlemesi vardır. Okuyucu bu sentaksı bilir, eline gazetesini aldığında önce nereye bakacağı konusunda bir fikir sahibidir.

Sayfaya girecek haber metinleri düzenlenirken ne öz, ne de biçimde hiçbir şey gözden kaçırılmamalıdır. Tamamlayıcı unsurlar araştırılır, gereksiz bölümler ise atılır. Yazı uzunluğunun ayrılan yere uygun olup olmadığına dikkat edilir. Yazı çok uzunsa kısaltılır, şayet çok kısaysa söz konusu olan haber gerektirmese de ayrıntılar, ekler veya ek bir yazı öngörür.

Genel kural olarak makalelerin büyük çoğunluğu belirli bir karakterle ve belirli bir sütun eninde dizilir. Ama okurun ilgisini çekmek istediğimiz bazı bölümler ve giriş için farklı karakter ve satır uzunluğu seçilebilir.

Giriş, bir makalenin başlangıcı da bir başka gazetecinin yazdığı özet de olabilir. Ancak girişin bir haberin birinci unsuru olduğu unutulmamalıdır. Şayet burada söz konusu olan bir haberse temel bilgilerden en yeni, en anlamlı ve en ilginç olan bilgilerden oluşur. Şayet yazı uzunsa, girişin farklı unsurları tek tek ele alınarak birbiri ardına eklenecektir. Eğer kısaysa temel bilgilere tamamlayıcı ayrıntıların eklenmesi yetecektir. Her koşulda, okur daha birinci satırdan başlayarak olabilecek azami sayıda bilgiyi alabilmelidir. Eğer konu okuru ilgilendirirse okumayı sürdürecektir, yoksa okumayı sürdürmese bile yine de olaydan haberdar olacaktır. Ayrıca girişe, yazımla sayfa bağlanması arasında geçen süre içinde değişebilecek unsurların katılması yararlı olacaktır. Böylece son anda makalenin son gelişmeleri aktarılabilir duruma getirilmesi için girişin yeniden dizilmesi yeterli olacaktır. Örneğin bir doğal felaket durumunda olayın dökümüne girişte yer veririz. Şayet yazı içinde bu dökümden uzun uzadıya söz etmek istenirse şu şekilde yapılabilir; Saat 19.30, 17 ölü 24 yaralı. Durum daha da kötüleşirse girişteki rakamları düzeltmek yeterli olacaktır. Genellikle de konunun can alıcı yanına vurgu yapan alıntılarla okurun ilgisinin çekilmesi için amaçlanır. Yorum yazıları klasik bir girişin hoş görülebileceği tek yerdir, buradaki giriş çoğu zaman ele alınacak konulara bir göndermedir.

Yazının kendisi klasik kurgu kuralarına bağlıdır. Ama aynı zamanda, son dakika değişikliklerine olanak veren ve okurun ilgisinin sürekliliğini sağlayan kurallara da bağlıdır. Bir yazı birbirinin içine geçmiş unsurların sürekliliğini taşır. Sayfaların yapıldığı sırada bir son dakika haberine yer verilmek istendiğinde metin, birkaç unsuru atılarak kısaltılır. Tüm bunlar yazı içinde önem sırası giderek azalan unsurların baş aşağı bir piramit şeklinde dizilmelerini gerektirir. Bu sayfaların hazırlanması çalışmayı kolaylaştırmayı amaçlayan, gereksinim duyulduğunda yazı içinde daha az önemli bölümleri aranmaya ihtiyaç duymadan son satırların kesilip atılmasına olanak veren kurallara da uyulmalıdır. Aynı zamanda yazı okura yardımcı olacak ve okurun metni okumayı yarıda bıraktığı zaman bile ikinci dereceden olayları kaçırmayacağı şekilde sunulmalıdır.

Haberin bütünü bakımından iyi bir haber girişi daima o haberde az veya öz şekilde okuyucuya ne demek istediğini sunmayı hedef almalıdır. Haber girişi az ve özü verecek şekilde kaleme alınırsa, geriye kalan bölümleri ise girişte belirtilen hususların ayrıntıya inerek yazılması şeklinde özetlenebilir.

Son olarak bir başyazı ya da bir araştırmada doğal olarak bir sonuç söz konusuysa da bu haber için geçerli değildir. Uzun yazılarda bitiş özenle yazılmalı ancak haberi şu veya bu oranda yoruma dönüştürecek açıklayıcı sonuç cümlesinden kaçınılmalıdır. Genellikle bir yazı, bir tanığın yorumu kullanılarak ortamın havasını yansıtacak bir ayrıntı ele alınarak, olayların üzerine bir tahmin yapılarak veya sonuçları verilerek bitirilir. Ama önemli olan derlenen malzemeler içinde en uygun görüneni sunabilmektir.

Gazetenin büyük bir kısmını haber metinleri oluşturmaktadır. Metinleri okurken okurların tırnaklı harfleri tırnaksız harflerle dizilmiş metne göre daha çabuk okuyabildikleri araştırmalar sonucu bulunmuştur. Bu nedenle sayfa düzenlenirken şu özelliklere dikkat edilmelidir:

·  Okuyucular tırnaklı harfleri daha kolayca okuyabildikleri için böyle bir harf karakteri kullanılmalıdır.

·  Harfin karakteri (puntosu) dikkate alınmalıdır.

·  Gözü yoracak aşırı kalın harflerle, orta ve ince harf kontrastından kaçınılmalıdır.

·  Okurun hızını kesecek yoğun italik harfler kullanılmamalıdır.

·  Gözün en rahat okuyabildiği harf büyüklüğünün 9-10 punto olduğu yapılan araştırmalarla saptanmıştır.

·  Siyah zemin üzerine beyaz baskıdan kaçınılmalıdır, çünkü okunması güç olduğu için okuyucuyu zorlamaktadır.

·  Zemin üzerindeki gri ve renkli gölgeler dikkatli dağıtılmalıdır.

·  En ideal okuma zemini beyazdır. Eğer mutlaka gri zemin kullanılacaksa bu %20 koyuluğu geçmemelidir.

·  Satır araları gözü yormayacak bir beyazlıkta olmalıdır. Bu ölçü dizgi puntosunun bir üstü olmalıdır.

·  Sütun genişliği de önemlidir. Göz, 22 kadrat genişliğindeki ölçütlerde yorulmaktadır. İdeal çizgi genişliği 10-18 kadrat arasında olmalıdır. (5-6 cm civarı)

·  Gazeteler günümüzde 4-10 sütun sayfa mizanpajlarından oluşmaktadır. 4 sütunluk gazete mizanpajı okumayı zorlaştırır, 10 sütun ise göze hoş gelmeyen ince sütunlara neden olmaktadır. Bu nedenle en ideal sütun sayısı 6-8’dir.

·  Metin dizgesinde geniş aralıklardan ve beyazlıklardan kaçınılmalıdır. Paragraf veya ara başlık aralarına verilecek en uygun beyazlık ölçüsü harfin puntosu kadar olmalıdır.

·  Paragrafların ilk satırları mutlaka içerden başlamalıdır, böylece hem okuma kolaylaşır hem de konular birbirinden ayrılır.

Özel olarak ele alınmış, aşağı yukarı karmaşık bazı sunuşların dışında, sayfaya üstten başlanmaktadır. Olağan koşullarda en önemli haberler en üstte yer almaktadır. Ama görsel malzemelerin dengelenmesi gereği, “başa alınması gereken bir haberin daha altlarda kullanılmasına neden olabilir. Sayfa düzenlemesi yapılırken fotoğrafla ve büyük başlıklarla süslenmiş sayfanın göbeğindeki bir haberin bir sütunluk, fotoğrafsız bir habere göre daha çok dikkat çekeceği unutulmamalıdır. Ayrıca genel kabul görmüş bir kuralda haberlerin değerleri, alttan üste çıktıkça artmaktadır. Bu şekilde bir sınıflandırma ile haberlerin genel dağılımı da okuyucuların aradıklarını bulmalarına yardımcı olur.

HABERİN SUNUMUNDA DİL VE ÜSLUP

“Bir dilin en iyi sergilendiği yer nitelikli ve düzenli yayınlardır. Gazetecilik dilinin amacı çok açıktır: Güncel olayları olabildiğince çok okura tanıtmak ve anlatmaktır” (Gaillard, 1991: 87). Gazeteler verdikleri haberlerin, yayınladığı yazıların yanısıra bir de eğitici ve öğretici özellikler taşımaktadır, çünkü gazeteye atılan başlık, yazılan her fotoğraf altı yazı, yayınlanan her makale binlerce okuyucuya ulaşacaktır. Bu nedenle yazım kurallarına dikkat edilmesi gazetenin imajı açısından da büyük önem taşımaktadır. Gazeteler tüm bilgileri, haberleri topladıktan sonra bunları en yalın ve açık şekilde kamuoyuna sunmaya çalışmaktadırlar. Bu iş bir iletişim kurulmasını amaçlayan ikili bir kaygıyla yapılmaktadır. Bu da mesajı çok sayıda ki kişi tarafından anlaşılabilir hale getirmek ve elde olan teknik olanakları en iyi şekilde kullanmak demektir.

Haberin dili okurun anlamasını kolaylaştırmayı, okura çekici gelmeyi ve okuru olguların dolaylı tanığı haline dönüştürmeyi amaçlar. Genel olarak bir haber, özellikle de röportaj, kuru bir rapor değil, kamuyu elinden geldiği kadar olayların içine sokmaya çalışan yazılardır. Tek bir gazetecilik dili ve buna bağlı olarak bir tekdüzelik yoktur. Aynı türden haberler için bile her gazetecinin kullandığı dildeki bireysel özellikleri sergilemesi mümkündür. Gazetede sunulan haberlerin dili basit, somut ve canlı olmalıdır.

Basitlik, gazetecilik dilinin egemen unsurudur. Bütün yazılar en düşük kültür seviyesine sahip olan okurun anlayabileceği şekilde kaleme alınmak zorundadır. Basitlik her şeyden önce seçilen sözcüklerle ilgilidir. Az kullanılan sözcüklerden olabildiğince kaçınılmalıdır. Bunlardan bir veya birkaçının kullanılması gerektiğinde bunları tanımlamak ve yinelemek gerekmektedir. Bu sözcükleri hiç tanımayan veya az tanıyan okur, bunları farklı cümleler içinde okursa daha iyi anlayacaktır. Aynı şekilde dilbilgisi açısından da basitlik gerekir. Okur, cümle içinde cümle araştırmak zorunda kalmamalıdır. Cümlelerin kısalığı anlamayı kolaylaştırmada önemli unsurdur. Bir gazeteci her zaman üç kısa cümleyi iki yan, bağımlı cümle taşıyan bir temel cümleye yeğler. Kısa sözcükler, uzun sözcüklerden daha fazla kullanılmaktadır.

Habercilik dilinin somutluk, nesnellik ve açıklık özellikleri bir haberin işlenmesinde kullanılacak kesinliğe en iyi yardımcı bilgilerdir. En küçük bir laf ebeliği izi, okurun ilgisini dağıtacak, olayın içine sokmak istediğimiz okuru, tersine olaydan uzaklaştıracaktır. Her cümle, neredeyse her sözcük haberin bir unsurunu, azami bilgiyi taşımalıdır. Her ad ve sıfat seçiminde açıklığın, anlamı çok geniş ve gereksiz sıfat ve zarfların elenmesinin anlamı buradadır.

Basitlik ve açıklık doğal olarak dile bir ölçüde canlılık katar. Yazının canlı olabilmesi, okurun ilgisini çekebilmesi için başka yöntemlere başvurmak gerektirir. Şimdiki zamanda yazmak, araya alıntılar sokmak, görsel malzeme ve karşılaştırmalar kullanmak vb. gibi.

Gazetelerde sunulan birkaç satırlık haberlerde edebiyat dili kullanılamaz ancak büyük röportajlarda, muhabire yazarlık yeteneğini özgürce sergileyebilme hakkı tanınabilir.

Okurlar gazetelerinde sürekli yazım hatalarıyla ya da anlayamadıkları kelimelerle, yanlış cümle kuruluşlarıyla ya da çok uzun-başını hatırlayamadıkları cümlelerle karşılaştıklarında okuduklarını anlamakta güçlük çekecekler bu da haberleri tüketmemelerine neden olacaktır. Savunulan haberlerin haberciliğin temel ilkeleri olan sadelik, kesinlik, canlılık, açıklık, doğruluk, özverme kuralları çerçevesinde verilmesi gerekmektedir.

Haberlerde kullanılan yüklemlere özellikle dikkat edilmelidir. Birinci sayfada kullanılan başlıklarda aynı fiiller kullanılmamalı ayrıca aynı haberde kullanılan yüklemler aynı zamanı taşımalıdır. Gazetelerde haberler genelde –di’li geçmiş zamanla verilmelidir. Ayrıca haberlerde canlılık açısından etken fiiller tercih edilmelidir, çünkü haberlerin edilgen fiillerle verilmesi okuyucuda güvensizlik ve belirsizlik yaratabilir, haberin canlılık özelliğini yok eder. Okuyucu birinci elden haberi yaşıyormuş gibi değil de, başkası tarafından anlatılıyormuş hissine kapılır ve haberle bütünleşemez.

Haberleri kısa, sade, açık, kesin ve aktif cümlelerle sunmak, anlaşılırlığı arttıracaktır. Bir haber anlatımı söyleşiden farklıdır. Önemli bilgilerden uzaklaşmadan en etkili şekilde haberler verilmelidir. Cümleler kısa olmalı, fazla kelimeler atılmalı ancak gerekli bilgileri de içermelidir. Cümlelerin anlaşılırlığına ve anlam bütünlüğüne önem verilmelidir. Yine paragraflar kısa olmalıdır (Genelde 5 tümceden fazla olmamalıdır). Yan cümlecikler, zarflar, bağlaçlar içeriği 2 veya 3 kelimeyle özetleyebilecek önemli bir noktası olmalıdır ve haberin akıcılığı mantıklı olmalıdır. Sayfalarda kullanılan başlıklar yanlış, fotoğraf alt yazıları bir anlam ifade etmiyorsa okuyucu tarafından anlaşılmayacaktır.

Haberleri verirken argodan uzak durulmalı, eğer bir kelime yazının stili ve içeriği için gerekliyse ölçüsünde kullanılmalıdır.

Teknik hatalar büyük yanlışlara neden olabileceğinden açık bir şekilde sunulmalıdır. Örneğin, “-10 derece” şeklinde bir haber verilecekse, bu “sıfırın altında 10 derece” şeklinde yazılmalıdır. Aynı şekilde tarih yazımı, sayıların yazımı konusunda da dikkatli olunmalı ve rakamlar verilirken “500 milyar 676 milyon şeklinde açık ve okuyucunun anlamasını zorlaştırmayacak şekilde yazılmalıdır.

Deyimler yerinde ve düzgün kullanılmalıdır. Deyimler ve bileşen sözcüklerin yazımında imla kurallarına dikkat edilmelidir. Yazım ve imla kuralları kadar önemli olan bir diğer hususta noktalama işaretleridir. Yersiz konan bir virgül cümlenin tüm anlamını bozabilirken, yerinde kullanılan noktalama işaretleri okuma kolaylığı sağlayacaktır. Noktalama işaretlerini doğru olarak kullanmak her şeyden önce okuyucuyu yormadan, akıcı bir üslupla haber ve makalelerin okunmasını sağlamaktır.

Yazılı basın nesnellik iddiasını kaynak söylemlerinden yaptığı doğrudan ve dolaylı alıntılara dayandırmaktadır. Ancak alıntıların yapılma biçimi, araçların semiyotiği içinde farklılaşır. Doğrudan alıntılar tırnak işaretleri kullanılarak yazılırken, dolaylı alıntılar tırnakların atıldığı cümlelerle, örtük alıntılar ise alıntılanan önerme sözcüğün metnin ‘kendi’ sesine dönüştüğü biçimlerde vermektedir.

Konu bütün boyutlarıyla ele alınmalı, uzun karmaşık dolambaçlı tümceler kullanılarak haberin anlaşılması zorlaştırılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki gazetelerin okuma süreleri her geçen gün düştüğü için tıpkı diğer iletişim araçları olan radyo ve televizyon gibi, gazeteler de zaman ile yarışır hale gelmişlerdir. Okuyucuyu ilk çeken, doğru ve etkili kelimelerle kurulmuş bir başlık ve bunu tamamlayan cümlelerdir. Verilmek istenen haber, dil kurallarına uygun olarak doğru bir şekilde yazılmalıdır. Doğru olmak, yazı dilinin ilk koşulu ve ilk basamağıdır.  

GÖRSEL UNSURLAR 

Gazetelerde kullanılan fotoğraflar bir olayın iletişim yoluyla gerçek imgesele uzanmasıdır. Bir gazete hiçbir zaman fotoğrafsız çıkamaz, çıkarsa bülten niteliğinden kurtulamaz. Kitlelerle buluşan bir haber nesnel bir gerçeğin yeniden üretimidir ve gazetenin kendi iç bünyesinde oluşturduğu öğelerden biri de fotoğraftır. Fotoğraf haberi bütünleştirip olayı belgelendirir. Kitlelere üretilerek verilen gerçek ise yazım diliyle haberi oluşturur (İmançer, 1993: 90).

Okuyucu görüntüye tam olarak inanır, çünkü gazetesinin sayfalarındaki görüntü haberin tamamlatıcı unsuru olarak yazıdan daha fazla ilgi uyandırır. Bu nedenle görüntünün gücünden yararlanmak isteyen gazeteler, birinci sayfada, manşetten yada sürmanşetten verdikleri haberin vitrinlenmesinde görselliği ön plana çıkarırlar. Görüntü gazete sayfalarına sadece fotoğraf olarak yansımaz, bilgisayar grafikleri yardımıyla da haber neredeyse okunmadan anlaşılır hale getirilmektedir. Böylece haber yazımı ikinci planda kalıp, görsel algılamaya göre haber hazırlanır hale gelmiştir. Ancak televizyonun etkisiyle bu denli önemli bir hale gelen gazetelerdeki görsel ağırlıklı çalışmalarda, her şeyden önce habere duyarlı olmak gerekmektedir. Yapılan araştırmalarda ulusal bir gazetenin her basımında küçük veya büyük ebatta 150-400 fotoğrafın kullanılabildiği ortaya çıkmıştır. Bu gazeteden gazeteye değişmekteyse de haber sunumunda bu denli önemli bir yere sahip fotoğrafların kullanımında dikkatli olmak ve kamu yararı gözetmek gerekmektedir.

Basında kullanılan fotoğrafın kamuoyu üzerindeki etkisi araştırıldığında gerek politik gerekse sayfalardaki haberlerin destekleyicisi durumundaki fotoğrafların gerçek işlevleri ve kamuoyu üzerindeki etkileri incelendiğinde fotoğrafların görsel malzeme olarak basın için vazgeçilmez bir öğe olduğu ortaya çıkmıştır. Toplumun birlikteliği, kenetlenmesi, toplumsal sorunların çözümü, yöneten-yönetilen arasındaki iletişim ve kamuoyunun tüm istemleri göz önüne alınarak Gazete-Fotoğraf-Kamuoyu üçgenine önem verilmelidir (İmançer, 1993: 90). Ayrıca fotoğraf hem belge niteliği ile hem de kamuoyu oluşturması ve kamuoyunu yönlendirirken nelere etken olabileceği, artı ve eksileriyle tam olarak incelenmelidir. Kişilik hakları, hukuk ve etik açısından oluşabilecek sakıncalara dikkat edilmelidir. Çünkü bazen muhabirin ve editörün göremediği fotoğraftaki yan anlamlar dizgesi, okuyucu tarafından algılandığı biçimiyle okunduğunda birçok sorunu da beraberinde getirmektedir.

Gazetede kullanılacak iyi bir fotoğrafın kim, nerede, ne zaman sorularını cevaplandırması gerekmektedir. 5 N+1 K’yı üzerinde barındıran fotoğraf hiçbir zaman haberi okutmaz. Genellikle basın fotoğrafları seçilirken niçin ve neden sorularını eksik sunan fotoğraflar tercih edilir veya kadrajlanır. Nedeni ise; niçin ve neden sorusunun yanıtını bulmak için haberi okutma düşüncesindedir.

Florida’da Fort Lauderdale gazetesinin sorumlusu bu konuda şöyle diyor: “Görüntünün bizi ilgilendiren yanı güzel olması değil bir hikayeyi anlatmasıdır” (Charon, 1992: 305). Gazetenin görüntüsü desenden tipografiye, fotoğraftan renge, mizanpaja kadar geniş bir yelpazeyi içine alır ve haberi görsel anlamda destekler.

Okuyucu gazetede fotoğrafı, olayın bir şekilde kanıtı belgesi olarak görmek ister. Günümüzde halen elde edilemeyen görüntü nedeniyle okur, olay bilgilerine göre çizilmiş illüstrasyon veya grafiklerin olmasını da beklemektedir. Örneğin bir uçağın düşüş anı, tutukluların  hapishaneden kaçışları, ilginç kazalar bu türler içinde sayılabilir. Bu çalışmalarla olaylar okurun fotoğraf olmasa da ilgisini çekerek olayı ilginç konuma getirebilir.

BASINDA KULLANILACAK FOTOĞRAFLARIN SEÇİMİ   

Gazetelerde kullanılan tüm fotoğrafların seçiminde sayfadaki yeri, boyutu, renk ve kadrajı önemli yer tutmaktadır. Fikir ve popüler gazetelerinde ki fotoğraf seçimi, magazin gazetelerine oranla daha fazla önemsenmektedir. Çünkü okur fotoğrafta istediğini bulabildiği sürece gazetesine olan bağlılığını arttırmaktadır. Kendisine iletilen fotoğraflar gerçeğin kanıtı olarak irdelendiği için bu fotoğraflara karşı oldukça duyarlı olmaktadır.

Gazetelerin genel karakterini, gazetede sunulacak haber ve fotoğrafların seçilmesi ve rekabet halinde olan yazı ve fotoğrafların hangisine önem verilip ön plana alınacağını belirtmektedir. Özellikle eğlendirici konularla ilgilenenlerin, bütün sayfaları ciddi haberlerle dolu gazeteleri sevmezken, ciddi haber veren gazete okurları sadece cinsiyet ve cinayet haberleriyle dolu gazeteleri sevmezler. Şiddet, cinsellik ve kişilerin özel dünyalarına ait fotoğraflar okur tarafından en çok tepki ile karşılaşılan fotoğraflar olabileceği gibi ilgi çekici de olabilir (Yıllık, 1961: 33.

Bir haber fotoğrafında olması gereken özellikler şu şekilde sıralanabilir:

·  Gazete fotoğraflarında haber ve fotoğrafta devinim önemlidir, çünkü okur fotoğraflardaki devinim ile kendisi de harekete geçerek haberi okumaya karar verir, tutum ve davranışlarında değişiklikler oluşur.

·  Olayda tek bir kişi var ise en iyi şekilde tanıtacak profil yakalanmalıdır

·  Olayın geçtiği yer tanıtılmalıdır.

·  Olay yerinde kişi veya diğerleri yer almalıdır.

·  Olayın geçtiği an’ı ve zamanı en iyi şekilde belirlemelidir.

·  Pasif düzenlemeden (olayı kendi kendine kurgulamaktan) kaçınılmalıdır.

·  Fotoğrafa doğruluğu ile belge niteliği kazandırılmalıdır.

·  Fotoğrafta mümkün olduğunca olayların detayları verilmelidir.

·  Fotoğrafların bütünüyle aynı olması, kamuoyunda tek elden alındığı imajını yaratacağından olabildiğince özel fotoğraflar kullanılmalı. Olay yerinde diğer fotoğrafçılardan farklı yer ve kompozisyon örnekleri sunmalı.

·  Editörün sayfayı kullanırken rahat çalışabilmesi için gerekirse, dik-yatay kadrajlı fotoğraf sunabilmelidir. Fotoğraftan fotoğraf üretebilmek için geniş açılı bir yedek görüntü olmalıdır.

“Fotoğraf yazının reklamıdır, okumayı istekli kılar. Bazen de başlı başına bir haberdir” (İmançer, 1993: 76). Haberi açıklamak ve betimlemekte bu kadar özel bir yere sahip olan fotoğrafın gazetelerde doğru sunulması ile mükemmel sonuçlar elde edilebilir.

KAMUOYU OLUŞTURMADA HABER VE FOTOĞRAFIN PAYI

Kullanılan iletişim teknikleri içerisinde gazetelerin kamuoyu ve onun ilişkileri nedeniyle toplumsal denetimde stratejik önemi vardır. Yazılan ve söylenen kelime gibi fotoğrafta kitleleri etkileme gücüne sahiptir. Fotoğraf ile gerçeklerin büyük bir bölümü anlatılmasına karşın, özellikle fotoğrafın siyasi platformda sansasyonu büyük olmaktadır. Fotoğrafın okur üzerinde oluşturmak istediği yeni mesaj, beceri, kanaat ve tutumlar kişinin, kültür, yetenek ve fotoğrafı çözümleme bilgisine bağlıdır. Mesajlar kişinin beğenisi ve politik yapısıyla ilgilidir. İki büyük olgu propaganda ve reklam kamuoyu üzerinde etkili bir yere sahiptir.

Basın işletmeleri okura sunduğu yazı ve fotoğraflar ile kendi politikası doğrultusunda kamuoyunu bilgilendirmek ve oluşturmak üzere propaganda yapmaktadır. Bunu gerçekleştirirken olayların ve fotoğrafın seçimi önemlidir. Çok klasik ancak iyi bir örnekle açıklamak gerekirse; foto muhabiri bir parti mitingini, çalıştığı gazetenin yayın politikasına uygun olarak katılımı fazla olan bir miting alanını, katılımsız bir miting alanı olarak da  gösterebilir. Kalabalığın en yoğun olduğu yerleri çekerek izdiham yaşandı diyebileceği gibi, kalabalığın zayıf olduğu yeri alarak katılımın olmadığı bilgisini de yükleyebilir. Bu fotoğrafçının gazete politikasına uygun olarak fotoğrafı baştan kurgulamasıdır.

Bunun gibi politikacıların gazetelerdeki fotoğraflarının sütun olarak çokluğu sürekli gündemde kalmalarını sağlayacaktır ki bunun avantajları daha çok çevre, daha çok oy demektir. Politikacıların popülitesi bazen bir fotoğraf ile son da bulabilir. Habersiz olduğu bir anda çekilen fotoğraf göründüğünün dışında bir olayı belgeliyorsa politikacının halk üzerindeki etkisi de azalmaya başlayacaktır. Basındaki sosyo-politik çatışmalar bazen gazetenin politikası ile ilgili de olabilir. Eğer basın bir kişi ve kurumun üzerine fazlasıyla gidiyorsa istihbarat kaynaklarının doğrultusundaki bu yönlendirmelerde en önemli kanıt fotoğraflardır. Buradaki amaç fotoğrafın kanıt olarak sunulmasının yanı sıra gazetedeki yazının içeriğinde bazen kamuoyunu, ülkenin  sosyo-ekonomik bunalımlarından uzaklaştırıp başka yerlere kanalize etmek yatmaktadır. “Fotoğraflar insanlarda tutum değer ve düşüncelerin biçimlenmesini ve değişimini çabuklaştırarak kamuoyu oluşturur” (Cross, 1983: 37).

Okurun gazetedeki manşet-fotoğraf-yazı üçlüsünün yanısıra sayfadaki yer ve boyutuna göre habere olan ilgisinin sağlanması ile gazete kendi politik propagandasında amacına ulaşmaktadır. Kitle iletişim araçlarından gazetelerin günlük yaşamın döngüsünde kitleleri propaganda olgusuyla yaşatması kaçınılmazdır.

Gazetelerde kullanılan manşet, yazı ve puntosu, grafik ve şekiller toplumsal yaşantımızda bireylerin o günkü ruhsal dengesinde, bilinçaltına yerleştirilmesine ihtiyaç duyulan fotoğrafların belirli bir olgu malzemesi olarak kullanılmasıdır, yani propagandadır.

Gazeteler; toplumların yenileşmesi ve değişmesinde hem bildiri taşıyıcı, hem de halkın her kesiminde bırakmış olduğu görsel etkileri ile kamuoyunu siyasi topluma ileten bir araçtır.

SAYFADA SUNUMUNA GÖRE FOTOĞRAF SEÇİMİ

Gazete sayfaları haber niteliğine göre politika sayfası, toplumsal olaylar, magazin sayfası, spor sayfası, dış haberler, ekonomi sayfası ve kültür-sanatla ilgili haberleri içeren sayfalarla bütünü oluşturmaktadır.

Birinci sayfa günün en önemli haberlerini taşıdığı için gazetenin vitrin sayfasıdır. Günün en önemli haberleri manşetten ve en ilginç fotoğraflarla okura sunulmaktadır. Manşet haberlerin yanısıra ilk sayfadaki diğer haberlerinde başlıkları, punto ve sütun olarak önemine göra büyük ya da küçük olarak verilir.

Magazin sayfaları, fotoğraf kullanımı açısından zengindir. Bu sayfalarda sanatsal, kültürel faaliyetler yer aldığından önemli kişilerle (Kamuoyu önünde yer alan politikacı, sporcu, müzisyen, manken vb.kişilerin hayatları) ilgili haber ve fotoğraflar yayımlanır. Eğer gazetenin günlük haber potansiyeli az ise fotoğraflar her zaman kurtarıcı durumundadır. Sayfadaki sütunları fotoğrafla doldurmak oldukça kolaydır, ayrıca bu sayfalarda fotoğrafa uygun haber yaratılmasıyla da karşılaşılmaktadır.

Polis-adliye olaylarının haber yapıldığı sayfalarda olayların mutlaka fotoğrafla desteklenmesi gerekmektedir. Bir trafik kazasını “3 kişi öldü, 4 kişi yaralandı ve ölenlerden birisi 3 yaşında bir çocuktu” diye verirsek duygusal etkisi çok daha yoğun olacaktır. Fotoğraf aynı zamanda okurları, araç kullanımında dikkate yönlendireceği için oto kontrol altına alacaktır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken tüm fotoğraf kullanımında olduğu gibi verilen fotoğrafta Gazetecilik Etiğine uygun olmalıdır, yani çok kanlı ve insanları okumaktan uzaklaştıracak fotoğraflar verilmemelidir.

Politik toplantılarda politikacı, beden dili, medyanın ilgisi, kalabalığın fotoğrafı ve toplantılarda kullanılan pankartlardaki ilginç yazılar önemlidir.Gazetenin politik yaklaşımlarına göre fotoğraflar kendi içinde değerlendirilmelidir.

Ekonomi gazetelerinde ve gazetelerin ekonomi sayfalarında fotoğraf az kullanılır. Bir ihtisas gazeteciliği yapan ekonomi gazeteleri kullandıkları fotoğrafları bazen habere konu olan kurumlardan alabilirler. Ağırlıklı olarak gazetede ticari fotoğraflar, tanıtıcı portre fotoğraflar, grafikler yer almaktadır. Spor ve  magazin fotoğrafları hemen hemen hiç kullanılmamaktadır. Hükümet edenleri eleştiren fotoğraflara pek yer verilmemektedir. Haber ile birlikte reklam içerikli işletme fotoğrafları ve gazeteye para karşılığında alınan reklam fotoğrafları kullanılmaktadır.

Gazetelerde fotoğrafın yeri önem derecesine göre belirlenir. Fotoğraf haberin vitrini, önemli unsuru ve tamamlayıcısıdır. Bazen sırf fotoğraf için haber yapıldığı da görülmektedir. Günün önemli bir olayını yakalatan ve fotoğraflarına da sahip olan bir gazete bunu en iyi şekilde kullanırken, fotoğrafı olmayan gazete aynı haberi mecburen iç sayfada fotoğrafsız kullanacaktır.

SANSASYONEL HABERCİLİK AÇISINDAN FOTOĞRAF  

Tarihe bakıldığında “basın sansasyon yaratarak tiraj artırımı çabalarını sürdürmüş ve hatta bazı düzmece olay fotoğraflarının kullanılması Sarı Basın tabirinin ortaya çıkmasına neden olmuştur”13. Yetkiliye rüşvet verirken çekilen fotoğraflar, uyuşturucu kaçakçılarını yakalamak için foto muhabirleriyle birlikte yapılan baskınların fotoğrafları, politikacıların gizli ilişkileri, kamuoyunu mal olmuş insanların kişilik haklarına saldırı olmadan, yaşamlarındaki olumsuz ilişkiler vb. birçok şey sansasyonel olarak fotoğraf kullanımı gerektiren çalışmalardır. Sansasyon fotoğrafları, gazetenin tirajını arttırdığı gibi kamuoyu oluşturmada da önemli bir yere sahiptir.

TOPLUMSAL SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNDE FOTOĞRAFIN YERİ

Ulusal ya da yerel düzeyde çözüm bekleyen birçok sorun fotoğraflarla özellikle basında bir iletişim aracı olarak yararlanmak suretiyle çözmek mümkündür. Fotoğraf olayları en kestirme yoldan anlatıcı bir özelliğe sahiptir. Olaylar bir kare fotoğrafla en can alıcı yönleriyle ön plana çıkarılabilir. Fotoğraf, bazen olaya parmak bastıran, bazen tehlikenin habercisi, bazen uyarıcısı bazen de telkin edici durumdadır.

Gazetede sunulan fotoğrafın “psikolojik etkileme” işlevi ile kamuoyunun bir siyasi kuvvet olarak çarpıklıkları gidermede önemli görev yüklendiği bilinmektedir. İnsanlar toplumsal adaletsizlikler, toplumsal sorunlar hakkında fotoğraflarla tam ve net fikir edinebilmektedir. Fotoğrafı bir araç, yardımcı olarak görmek yerine bir olayı sorgulama biçimi olarak ele almamız gerekmektedir.

FOTOĞRAF YAZI İLİŞKİSİ

Basında her zaman fotoğrafın dikkat çekmesi yazıya olan ilgiyi arttırır. Fotoğraf ve yazı arasındaki etki bütünlüğü, kelimelerin fotoğraflara yönelmesiyle sağlanabilir. Hatta fotoğraf ve yazının içerikleri farklı olsa da farklı bir iletişim aracıyla tek etki sağlanabilmektedir. Bir olayın hayal edilmesini sağlarken fotoğraf ve yazılar birlikte herhangi birinin tek başına sağlayacağından çok daha fazla etki yaratacaktır. Ancak fotoğraf ve yazının her biri açıklığı, uygunluğu ve gücüyle haberle ilgili bir şeyler anlatabilmelidir.

Geleneksel gazetecilikte yazı önce yazılır, fotoğraf ise onu süsler. Ancak diğer teknikte muhabir fotoğraf için haber üretir, fotoğraf konuyu belirler, yazılar ise biraz daha fazla bilgi vermek için kullanılır. Ayrıca özellikle ülkemizde okuma alışkanlığının düşük olması nedeniyle fotoğrafın gazete okunurluğu üzerinde olumlu etkileri vardır.

Fotoğraf gazetede dikkat çeker ve yazıya olan ilgiyi arttırır. Olay ilk bakışta anlaşılmasa da genel bir fikir sağlamada yardımcı olur. Kişi fotoğrafa ilgi duyduğu için yazıyı da okuma ihtiyacı duyar. Gazetede kullanılacak fotoğrafın haberi desteklemesi esastır. Bazı fotoğraflar da hiçbir yazı yazmadan olay anlatılırken yine öyle fotoğraflar vardır ki yazı ile desteklenmesi gerekir. Böylece tek ve etkili mesajın hedefe ulaşımı maksimum oranda sağlanır.

Fotoğrafın gerek eğitsel açıdan gerekse bilgilendirici rolü haberin bütününü bireyde özetleyici durumda göstermesindedir. Fotoğrafın alabildiği mesaj doğrultusunda okuyucular kişilik ve kültür yapısına göre olayları irdeleyip iyi ve kötü yönde etkilenmiştir. Çünkü gazetenin yapısal boyutları içerisinde gözün ilk taradığı birinci sayfadaki manşet, haber ve fotoğraflardır. Öyle fotoğraflar vardır ki anlamsal güç ve derinlik daha fazla açıklamayı gereksiz kılar.

FOTOĞRAF VE GERÇEKLİK

Gazetedeki fotoğraf bir gerçekler bütününü sunmak için kullanılmaktadır. Fotoğrafın amacı olayların kahramanlarını yüceltmek, acındırıcı duruma düşürmek veya flaş bir haberle gündemi sarsarak kendisine pay çıkarmak olmamalıdır. Gazetede kullanılan fotoğrafların gerçek amacı bazı siyasi ve toplumsal konularda insanların olamadığı yerlerde gelişen olayları diğer insanlara gerçekleriyle, gerek yazı ile gerekse fotoğraf ile sunmaktır. Örneğin Nazi Almanyası’nda Yahudilere yapılan gayri insani muameleler ile ilgili fotoğraflar ve İrak lideri Saddam’ın Halepçe katliamında kendi halkı üzerinde kimyasal madde kullanması, bugün bile insanları etkileyen gerçekleri yansıtmaktadır.

Kitleler fotoğraflardan bilgi edinirken kendileri için anlamlı olmasına ve gerçeği yansıtma derecesine önem verirler. Fotoğrafın gerçeği yansıtmadığını anlarlarsa habere olan ilgileri de azalacaktır. Sunulan fotoğraflarda ortaya konulan gerçeğin belgesi olması ve okura belli bir yöneliş sağlamalıdır. Gazetenin güvenirliği ve fotoğrafın olay gerçeğini yansıtması, gazetenin kaynak olarak güvenini; mesajın doğruluğuna duyulan inanç da fotoğrafın gerçeği yansıttığı konusunda okuyucuda onay duygusunu pekiştirmektedir.

Gazeteler ve yayımlanan fotoğraflar ve semboller toplumsal denetimin görsel birer parçalarıdır. Gazetelerde kullanılan fotoğrafların gerçekliği hem öznelleştirmesi hem de nesnelleştirmesi gerekmektedir. Gerçekliği kitleler açısından bir “gösterim”, yöneticiler açısından “gözetim” nesnesi olarak sunar.

Basında kullanılan ve okuyucu ile bütünleşen fotoğrafların tümü gerçeklikle ilişkilerini üç şekilde öznelleştirir.

1.                  Doğa ve toplumsal yaşamdaki dış gerçeklik

2.                  Basın fotoğrafçısının kendi gerçekliği

3.                  Fotoğrafla buluşan okurların gerçekliği

Günlük yaşantımızda karşılaştığımız birçok şey aslında bize gerçekmiş gibi gelir, ancak bunlar dış gerçekliktir. Gazetede okura sunulan fotoğrafın dışsal gerçekliği üç şekilde görülmektedir.

1.                  Gazetenin sayfa düzenlemesi

2.                  Fotoğrafın gazete sayfasındaki yeri ve alt yazısı

3.                  Fotoğrafın sayfadaki boyutu

Her gazetenin kendisine göre politik yaklaşımları vardır ve bunlar kullanılan fotoğraflara yansır. Sayfalar düzenlenirken belirli kıstaslar ele alınır. Günün önemli haberi ve fotoğrafları, flaş haberi ve fotoğrafları, kamuoyu için çok önemli olan bir haber ve fotoğraf vb. malzemeler bu kıstaslara göre belirlenir.

Gazete düzenlemesi yapılırken fotoğraf sürekli olarak haberi okutacak en iyi yere ve belirli boyutta yerleştirilmektedir. Önem sırasına göre fotoğrafın yerleri, boyutları ve alt yazılarının belirlenmesi gerekir. İyi bir mizanpaj, haber başlığı ve fotoğraf, okuru ele geçirir ve haberi okutur.

Fotoğraflar gazetelerde değerlendirilirken temel amaç okura ulaşmak olduğundan, haberi en iyi şekilde yansıtacak ve önemini gösterecek yerde sunulmalıdır. Ayrıca fotoğrafların çoğu fotoğraf altı yazı ile verilir çünkü okur fotoğraftan aldığı genel kanıyı fotoğraf altındaki yazıyı okuyarak anlamlandırır. Gazetedeki fotoğrafın dış öğeleri içinde en önemli yeri bu yazılar tutmaktadır. Bu nedenle yazı ve fotoğraf okunma biçimini birlikte doğururlar.

Fotoğrafın gazetedeki yeri de okurun o habere ilişkin ilk fikirlerinin oluşmasını sağlar. Gazeteler ilk sayfalarıyla satarlar, bu nedenle bir fotoğraf ilk sayfanın sol üst köşesinde veya sayfada tek fotoğraf olarak veriliyorsa mutlaka en fazla dikkati çeken öğe olacaktır ve okur o haberi okumak isteyecektir. Önemli gündem oluşturmada, genellikle tek fotoğraf kullanılmaktadır. Tek fotoğrafın aynı zamanda rekabet edeceği fotoğraf olmadığı için gündemi alabildiğine güçlü olarak destekler. Gazetelerin orta göbek üzerindeki kısımları daha fazla dikkat çektiğinden önemli bir haberin fotoğrafı burada sunularak önemi pekiştirilir. Gazetenin katlama çizgisinin üst ve alt kısmı böylece fotoğraf kullanımında tek fotoğrafla eşit ağırlıklı kullanılmış olmaktadır.

Fotoğrafın tıpkı sayfadaki yeri gibi, sayfadaki boyutu da önemini göstermekte bir ölçüttür. Önemli bir habere ilişkin fotoğraf bazen tek sayfayı kaplayacak şekilde de verilebilir. Ancak ikinci dereceden önemli haberlere ilişkin fotoğraflar ise boyut olarak küçük bir yer işgal edeceklerdir.

Fotoğrafın gereken etkiyi yaratması okuyucunun sahip olduğu kültüre, politik yaklaşımına, yaşam biçimine, dünya görüşüne, sosyo-ekonomik ve psikolojik durumuna bağlıdır. Gazetede fotoğraflar okur tarafından gözle okunur, bilgiler beyne iletilir, insanda önceden yerleşmiş olan bilgilerle karşılaştırma yapılır ve böylece okunan malzeme tanınır. Okurun gazetede sunulan fotoğraftaki gerçekliği çözümleyecek enformasyonu yoksa, gerçekleri ayırt etmesi çok zordur. Fotoğrafın okur tarafından daha kolay anlaşılır olmasının en büyük nedeni görsel olarak evrensel bir dile sahip olmasıdır. Sunulan fotoğrafın ve haberin tüketilmesi okurun kültür yapısını, örf ve adetlerini bilmekten geçmektedir.

Okur gazetenin sayfalarında sunulan fotoğrafta önce dışsal gerçeği kavrar sonra da görsel malzemeyi çözerek kendi bilgi yükü ile ilgili yüklemeyi yapar. Burada okur çözümleme yaparken fotoğraftan aldığı bilgilerle içsel çözümleme içindedir. Bu genellikle psikolojik bir içiçelikle baş başa kalmakta ve o andaki kendi psikolojik durumu olay ve fotoğrafın önemini arttırmaktadır.

Gazetelerde sunulan fotoğrafik imgelerin gerçek anlamları ile birlikte kullanıldığı yazıya ve görsel malzemeye göre değişir. Bu nedenle kendisine sunulan  görsel malzemelerin başka hiçbir değişik yoruma neden olmamasına özen gösterilmelidir.

Okur üzerinde fotoğrafın bıraktığı duygusal durumun değerlendirmesini yapmak zor olsa da, bir fotoğrafın olumlu veya olumsuz olarak değerlendirildiği ilk anlarda kesinlikle duygusal, daha sonra da estetik ve bilgi dağarcığıyla yorumlanmaktadır.

Okurun gazetede çözümlemeye çalıştığı fotoğrafta dört ana faktör önemlidir:

1.                  Bilgi-içerik

2.                  Estetik

3.                  Duygu

4.                  Teknik

Bunlardan birinin ya da ikisinin belirli oranlarda bulunması fotoğrafın etkisini arttırırken, hiçbirinin bulunmaması fotoğrafı etkisiz kılar, okur açısından tutum ve davranış değişikliğine etkide sonuçsuz bırakır.  

Basında kullanılan fotoğraflar genelde sevgi, hoşlanma, korku, nefret, tüketim ve harekete geçme duygularını oluşturur. Fotoğraflar sayfa ve yer durumuna göre duygusal değişim gösterir. Eğer okur şiddetten hoşlanmıyorsa bu okurun gazeteden uzaklaşmasına neden olacaktır.

Bazı fotoğraflar gazetede tek başına gerçeği anlatabilmesine karşın, fotoğraflar genellikle gazetede daha çok alt yazılı ve haberi anlatan yazı ile birlikte sunulmaktadır. Bu çalışma da fotoğrafların yönlendirilmesinde alt yazı ile yapılmaktadır.

FOTOĞRAFIN HABERİ OKUTMADAKİ PAYI

İçeriğin kamuoyuna pazarlanmasında gazetenin ismi, standart başlığı, şekli, kullanılan teknik ve renk kamuoyunca tanınmasını sağlar. Okuyucular gazetenin adına, olaylara bakış açısına, mizanpajına ve rengine önem verirler.

Kamuoyunun ilgilendiği, cevap aradığı ve sürekli beklediği konularda haber ve fotoğrafın sunulması gazetenin tüketimi açısından zorunludur.

Kamuoyundaki mağdur insanların birer sözcüsü olarak doğru ve gerçekleri ele alan yazı ve desteklenmiş fotoğraflar, köşe yazıları, karikatür, fıkra ve grafik çizenlerin önemi büyüktür. Fotoğrafın olmadığı anlarda illüstrasyon ve grafik tasarımlar fotoğraf kadar güçlü olmaktadırlar.  Bazı insanlar köşe yazılarını okumadan birçok konunun sentezini yapamazlar. Bu aynı zamanda  toplumda bireylerin salt gazete entelektüeli oluşturmasına katkı yapar.

Doğru ve gerçeğin yazımı ve fotoğraflarla sunumunun önemi büyüktür. Gerçek ve doğruları yansıtan bir gazetenin inandırıcılığı dolayısıyla okunurluğu da yüksek olacaktır. Taşra haber ve fotoğraflarına yer vermek o bölgelerin de önemsendiği anlamına gelir ve böylece bölge halkı kendi sorunlarının ve bunların gazetelerde yer aldığını görmesi olumlu karşılanır. Verilen ilan ve reklamlara dikkat edilmelidir. Dinsel inanışlara ve aile yapısına ters düşen reklamlar okuyucu kaybına neden olabilmektedir. Gazetenin politik yaklaşımı doğrultusunda fotoğraf seçimi ve kullanımına da dikkat edilmelidir.

KAYNAKLAR

ARSAN Leyla (1989), “Basın Fotoğrafçılığı” Afsad 3. Fotoğraf Sempozyumu Bildiriler-Tartışmalar 27-28 Mayıs 1989, Ankara.

CHARON Jean Marie (1992), Medya Dünyası, İstanbul: İletişim Yayınları.

CROSS Donna W. (1983), Media-Speak: How Television Makes Up Your Mind, New York: New American Library, MentorBooks.

GAILLARD Phılıppe (1991), Gazetecilik, Çev: Mehmet Selami Şakiroğlu, İstanbul: İletişim Yayınları.

İNAL M. Ayşe (1996), Haberi Okumak, İstanbul, Temuçin Yayınları.

KIZILCAN Nevzat (1988), Örneklerle Gazetecilik Üzerine Notlar, İstanbul: Gazeteciler Cemiyeti Yayınları.

OKTAY Ahmet (1987), Toplumsal Değişme ve Basın, İstanbul:Bilim/Sanat/Felsefe Yayınları.

RİGEL Nurdoğan (1993),  Haber Çocuk ve Şiddet, İstanbul, Der Yayınları.

SCHNEİDER Wolf (2000), Gazetecinin El Kitabı, Çev: Işık Aygün, Ankara: Konrad Adenauer Vakfı Yayınları.

SCHLAPP Hermann (2000), Gazeteciliğe Giriş, Çev: Işık Aygün, Ankara: Konrad Adenauer Vakfı Yayınları.

TAŞ Oktay (1993), Örnekleriyle Çağdaş Gazete Tasarımı,  Ankara: Makro Ltd. Şti,.

TOKGÖZ Oya (1994), Temel Gazetecilik, Ankara: İmge Yayınevi.

 “Haber Nasıl Toplanır ” Yıllık (1961), Gazetecilik Enstitüsü Dergisi Sayı:12.

İMANÇER Ahmet (1993), Türk Gazeteciliğinde Basın Fotoğrafçılığının Kamuoyu Oluşturmasındaki Rolü, İzmir: E.Ü. S.B.E. (Yayımlanmamış Doktora Tezi).

 
< Önceki   Sonraki >
spacer.png, 0 kB

İFOD MAIL LIST


Reklam

Advertisement
Izmir Fotograf Sanati Dernegi Izmir Fotograf Sanati Dernegi - Gazetelerde Düzenleme ve Fotoğraf Kullanımı

spacer.png, 0 kB
   
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB