| Yılın Renkli Saydam Filmi |
|
|
|
Fujichrome Velvia Fuji Film Şirketi Velvia’yı 1990 yılında ilk piyasaya çıkardığında, fotoğraf dünyası bir gecede değişiverdi. Daha önce hiç bir film böylesi bir renk performansı, muhteşem gren yapısı ve aynı zamanda şaşırtıcı derecede bir keskinlikte olma özelliğini bu denli mükkemmel bir şekilde bünyesinde barındırmadı. Birçokları gibi, ben de ilk tanışmamda Velvia’ya hayran kalmıştım. Eski iş arkadaşımın Velvia’nın tanıtımının yapıldığı Nice’ten dönüşünü, bir dolu saydam filmi ofisimizdeki ışıklı masaya bırakışını ve “bunlardan al” demesini asla unutamam. Öğüdünü tuttum ve hayat, asla eskisi gibi olmadı. Velvia’nın detay çözünürlülüğü daha önce ancak Kodachrome 25 ile mümkün kılınabilmişti. Şimdiyse elimizde Kodachrome’un yaptığı herşeyi ve fazlasını bir durak avantajla yapan bir film vardı. Velvia’nın en iyi yönü, vizörden görülen manzara ne denli iyi olursa olsun çektiğiniz fotoğrafın renkleri daha zengin, netliği daha keskin ve gölge detayı daha fazla oluyor. Açık ve güneşli havalarda bu başarılı bileşim, büyük etkiler yaratabilen fotoğraflar üretiyor. Daha yumuşak ışıkta ya da kapalı havada Velvia, ortamdaki rengin her bir zerresini çekiyor ve normalde çıplak gözle görülmeyen rengin canlı tonlarını da kaydetmeyi ihmal etmiyor. Her iyi şeyde olduğu gibi, Velvia’nın da zayıf noktaları var. Bunlardan en belirgini Velvia’nın pozlama hatasına toleransının olmaması; özellikle bu az pozlama yönünde bir hata ise… Bu durumda, gölgeler çok kötü bir şekilde detay yitiriyor ve renkler çamurumsu bir görünüm alıyor. Tüm bunlara, hatalı olarak yarım poz eksik pozlama yetiyor! Bazı fotoğrafçılar, Velvia’nın gerçekte 50 ISO olmadığını iddia edip, bu filmi 32 ya da 40 ISO’da kullanıyorlar. Ben, Velvia’yı hep 50 ISO’da kullandım ve bir problem yaşamadım ancak, filmin affetmez olması benim de poz ölçme tekniğimin ona göre gelişmesine sebep oldu. Bu filmi ISO 100 ve hatta 200’de kullanıp da push proses ile banyo ettiğim oldu. Bu yöntem, güneşli havalarda kontrastı fazlasıyla arttıracağı için pek tavsiye edilmez. Gölgede veya kapalı havalarda ise kontrastı arttırıp, fotoğrafı canlandıracaği için bu yöntem iyi sonuçlar verir [1]. Bu durumda elde edilecek daha yüksek enstantene ile çalışabilme imkanı ayrı bir avantajdır. Velvia kullanmıyacağım tek alan, portre çalışmasıdır. Bunun nedeni ten renginin kırmızımsı çıkmasıdır ki; bunu asla güzellik katan bir unsur olarak betimliyemem. Ayrı bir tartışma konusu da, Güneşli ve açık havalarda Velvia’nın ürettiği renklerin fazla canlı olmasıdır. Bazıları, bunun doğal görünmediğini savunur. Ben, bu fikre bağıran renklere eğilimi olan birisi olarak katılmadığım gibi, bir stok fotoğrafçısı olarak Velvia’nın bu özelliğinin fotoğraflarımın satışına katkıda bulunduğuna inanıyorum. Fotoğraf arşivlerinin çoğu bugünlerde Velvia’yı bir çok saydam filme tercih ediyor. Geniş bir perspektiften bakıldığında, hiç şüphesiz bu küçük olumsuzluklar Velvia’nın sunduğu avantajların yanında göz ardı edilecek kadar küçük kalır. Yıllardır binlerce rulo ile ifade edebileceğim miktarda -35mm’den 5x4 inch’e kadar- kullandım ve her defasında sonuçlardan etkilenmeden edemedim. Bunun yanın sıra piyasadaki diğer düşük ISO’lu saydam filmlerin çoğunu denemekten geri kalmadım. Bunlardan bir veya ikisi Velvia’ya yaklaşmakla birlikte Velvia’dan vaz geçmem için daha çok yol kat etmeleri gerekmektedir. 35mm 36 poz Fuji Velvianın fiyatı İngiltere’de £6.30 (yaklaşık 10,5 milyon TL) ve 120 filmin fiyatı da £3.80 (yaklaşık 6,4 milyon TL)dır. [1] Çevirenin Notu: Sayın Ali İhsan Gökçen’in benim de katıldığım görüşüne göre Velvia zaten yapı olarak çok kontrastlı bir filmdir. Dolayısıyla gölgede ya da kapalı havada normal ISO değerinde kullanıldığında bu kontrastı verecektir. Güneşli havalarda ise kontrast problemi yaşamamak için 1/3 ÇOK pozlamaya (ISO 40) gidilmelidir. [Yukarı] Çeviri : Alparslan BERİK |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


